Özersay: “Böyle Geldi Ama Böyle Gitmeyecek”

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay “bu ülkede birbirleriyle aynılaşan siyasi partiler, yıllarca kişisel menfaat dağıtarak hem hükümete gelmeye hem de hükümette kalmaya çalıştılar. Şimdiki UBP-DP hükümeti de toplumun yararına ters bir şekilde, kendilerine yakın bireylerin, çoğu zaman da partililerinin menfaatlerini düşünerek her alanda menfaat dağıtmaya yöneldi. Halkın Partisi olarak biz, bu memleketin her tarafında halkla iç içeyiz, toplumun nabzını çok iyi tutuyoruz. Görüyoruz ki halk, geçmişte defalarca denediği bu siyasilere, bizi bu noktaya getiren siyasi partilere haklı olarak hiç güvenmiyor. İnsanımız değişim için kararlıdır. Evet bunca yıl böyle geldi maalesef, ama böyle gitmeyecek” dedi. Halkın Partisi yönetici ve gönüllüleri köy ve bölge ziyaretleri bağlamında Vadili’yi ziyaret ederek vatandaşın sorunlarını dinledi, sorularını yanıtladı. Ziyarete Özersay’ın yanında Gazimağusa İlçe Başkanı Özgür Vehit, Lefkoşa geçici İlçe Başkanı Hasan Sapsızoğlu ve parti gönüllüleri de katıldı.

“Arazi Dağıtmak Çözüm Değil, Sosyal Konut Projesi Düşünüyoruz”

Vadili’de halkın sorularını yanıtlayan Halkın Partisi Genel Başkanı Özersay, “maalesef yıllarca Kıbrıs sorunu üzerinden siyaset yapanlar, halkı ‘buralar verilecek’ söylemiyle korkutmuş, vatandaşın kafasında soru işareti yaratmış ve bu bölgede hayatın adeta askıya alınmasına neden olmuştur. Kendi köyüne, bölgesine yatırım yapmaktan kaçınan gençler buraları terk etmiştir. Bizim düşüncemiz, sosyal devlet olmanın gereği olarak, kendi bölgelerinde yaşamlarını kurabilmeleri için, gerçekten ihtiyacı olan gençlerin sosyal konut projeleriyle desteklenmeleridir. Bugün, plansız bir şekilde ve çoğu zaman partizan amaçlarla dağıtılmakta olan kırsal kesim arsalarına gençler ev yapmakta zorlanıyorlar. Arsayı aldıktan sonra bir ödeme yapmaları gerekiyor. Ama daha da önemlisi bazı bölgelerde bu arsaların elektrik ve su gibi alt yapıları tamamlanmamış olduğundan arsalar orada âtıl halde kalıyor. Halkın Partisi olarak düşüncemiz bu coğrafyaya uygun konutların, yerli inşaat firmalarının iyi bir organizasyonu ile, devlet eliyle yapılması ve uygun ödeme koşuluyla bu gençlere sunulmasıdır. Çevreyle dost, alt yapısı tamamlanmış bu türden sosyal konut projelerini hayata geçirmek gerekir. Biz bu konuda bir çalışma yapıyoruz. Geçmişte sosyal konut projesiyle gelir düzeyi yeterli olmayan insanların konut sorunu çözülebilmişti. Devletin zaman zaman bu türden projelerle halkın yaşamını kolaylaştırması gerekir. Yaşanan döviz krizi, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı gençlerimizin gerek kırsal, gerekse kentsel bölgelerde ev sahibi olmalarını zorlaştırıyor. Ülkeyi mevcut durumuna sokan eski siyaset anlayışıysa ne yazık ki partizanlığı bir yana bırakıp gençlerimizin ev sahibi olmasına, kendi vatanlarında kök salabilmesine olanak sağlayacak düzgün politikalar geliştirmekten acizdir. Biz, sosyal konut projelerimizle hem kentsel hem kırsal bölgelerde gençlerimizin adil ve makul şartlarda, uzun vadeli ödeme imkanlarıyla ev sahibi olmasına yardımcı olacağız” dedi. “Mesarya için projeleriniz nedir?” sorusu üzerine HP Genel Başkanı Özersay, “verimli tarım arazilerinin toprak analizleri yapılıp Türkiye’den getirilen su ile bölgede yetiştirilebilecek ürünlerin belirlenmesiyle, ve dahası tarımda kullanılacak suyun fiyatlandırılmasında düzenleme yapılarak, bazı yerlerde kontrollü bir şekilde sulu tarıma geçilmesiyle ilgili çalışmalarımız var” ifadelerini kullandı.

“Kamu Maliyesinde İsrafı Önleyecek ve Disiplin Sağlayacağız”

Kamunun borç batağında olduğunu söyleyen ve Halkın Partisi’nın göreve geldiği zaman bu sorunu nasıl çözeceğini soran bir vatandaşa Özersay ve Parti yetkilileri şu cevabı verdi: “Gelmiş geçmiş ve mevcut hükümetler, kamu maliyesinin içinde bulunduğu durumun tek sorumlularıdır. Ülkeyi bugüne kadar idare eden hükümetler, kamu maliyesinde disiplin sağlamak, borcunu sahiplenip geri ödemek, kamuda israfı önlemek adına hiçbir çaba sarf etmediler. Yıllardır bütçeye konulan 150 milyon TL’lik faiz giderini ödeme disiplinini bile gösteremediler. Halkın Partisi olarak göreve geldiğimiz zaman kamu borç stokunu kapsamlı bir plan çerçevesinde yapılandırıp, gerçekçi bir ödeme planı oluşturacak ve planımıza sadık kalacağız. Beş milyar TL’ye ulaşan kamu iç borcunun gerçekçi bir ödeme planı çerçevesinde geri ödenmesinden gerek bankacılık sektörünün gerekse özel sektörün ne kadar olumlu etkileneceğini çok iyi bilmekteyiz ve bunu yapmak konusunda kararlıyız. Hem kamu borç stokunu artırmamak hem de mevcut borcu geri ödeyebilmek için kamuda israfın önlenmesi olmazsa olmazdır. Kamuya yapılacak istihdamları sadece ihtiyaca göre yapmak, ayrıca devlet bütçesindeki tüm gider kalemlerini detaylı şekilde ele alıp israfın nerelerden kaynaklandığını tespit etmek ve bunları ortadan kaldırmak mümkündür. Yıllardır çalışmadan evde oturan müşavirlere milyonlarca lira maaş ödenmektedir. Mevcut müşavir sayısının 150 civarında olduğunu biliyoruz. Kamuda tasarruf planımızın bir unsuru da müşavirliğe son vermektir. Halkın vergilerinden oluşan kamu kaynaklarını karşılığında herhangi bir hizmet almadan kişilere aktarmak kabul edilebilir değildir. Tüm bunları yapabilmek için siyasi iradeye, bir sonraki seçimi değil ülke menfaatini ve gelecek nesilleri düşünmeye ihtiyaç vardır. Halkın Partisi, bu irade ve düşünceye sahip tek partidir” denildi.