Halkın Partisi Merkez Yürütme Kurulu üyesi Ramadan Durmazer, Başbakan’ın Meclis’te yaptığı konuşmada “hayat pahalılığı yansıması hakkında denge” vurgusu yapmasını eleştirerek, ülkede gerçek anlamda dengeden söz edilebilmesi için kamu maliyesinin çok daha geniş bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Durmazer, bazı basın mensuplarının söz konusu açıklamayı doğru ve takdire değer bulduğunu ifade ederek, bunun yeterli olmadığını vurguladı. Ekonomide denge kavramının yalnızca hayat pahalılığı başlığı altında yapılan açıklamalarla sağlanamayacağını kaydeden Durmazer, somut ve yapısal adımların zorunlu olduğunu söyledi.
Açıklamasında, kamu maliyesinin doğru yönetilmesi için temel argümanlara dikkat çeken Durmazer, adil vergi dağılımının ilk sırada yer alması gerektiğini belirtti. Buna göre, gelir düzeyine göre vergilendirme yapılması gerektiğini ifade eden Durmazer, yüksek gelirden yüksek, düşük gelirden ise düşük vergi alınmasının sosyal adaletin temel şartı olduğunu vurguladı.
İkinci önemli başlığın, kamu maliyesinin küçültülmesi ya da verimliliğinin artırılması olduğunu kaydeden Durmazer, kamudaki israfın önlenmesinin zorunlu olduğunu dile getirdi. Üçüncü argüman olarak ise kamu maliyesinin güçlenmesi için dış kaynaklı gelirlerin artırılması gerektiğini belirten Durmazer, turizm ve dış ticaret alanlarında ada olmanın avantajlarının yeterince kullanılmadığını söyledi.
Durmazer, kayıt dışı ekonominin önlenmesinin de hayati önem taşıdığına işaret ederek, tüm gelir türlerinin ivedilikle kayıt altına alınması gerektiğini ifade etti. Gerçek bordro üzerinden elde edilen gelirlerin kayıt altına alınması ve nakit hareketlerinin sıkı denetime tabi tutulmasının bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
Bu unsurların hayata geçirilmesinin kamu maliyesinin doğru yönetilmesini sağlayacağını belirten Durmazer, doğru yönetimin ise gerçek anlamda dengeyi beraberinde getireceğini söyledi. Durmazer, güçlü bir kamu maliyesinin vergileri doğru ve verimli şekilde toplayabileceğini, enflasyon baskısı altında bulunan ülkede gerçek hayat pahalılığının bu sayede doğru hesaplanabileceğini ifade etti.
Açıklamasının sonunda, asgari ücretin çalışanlar açısından adil şekilde belirlenmesi ve işverenlere yönelik doğru teşviklerin sağlanmasının ancak bu dengeyle mümkün olacağını vurgulayan Durmazer, “Denge, meclis kürsüsüne çıkıp hayat pahalılığı konusunda şov yapmakla değil, ekonomi politikalarına geniş bir çerçeveden bakmakla sağlanır” ifadelerini kullandı.

