BRT’de Aziz Karaaziz’in hazırlayıp sunduğu Manşet+ programının konuğu olan Halkın Partisi lideri Kudret Özersay, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. 

“ERHÜRMAN- GUTERRES GÖRÜŞMESİ GAYET DOĞAL VE NORMAL, SÜRPRİZ DEĞİL”
Programın başında Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile BM Genel Sekreteri Guterres’in görüşmesini değerlendiren Halkın Partisi lideri Özersay “Bu gayet olağan ve sürpriz olmayan bir görüşme. Daha geriye gittiğimizde sayın Eroğlu göreve geldikten iki ay sonra Genel Sekreter’in davetiyle New York’a gitmişti. Daha sonrasında da Tatar göreve geldikten sonra da bu gerçekleşti. Bu da o yüzden gayet normal bir görüşme. Genel Sekreter’le ilk temasın yapılması, yeni seçilen Cumhurbaşkanı’nın görüşünü öğrenmek için yapılan bir görüşme. Genel Sekreter zaten görüşünü biliyor ama doğrudan görüşme talebi her zaman yapılır. Olağan bir görüşmeydi bu” dedi.
“BM’NİN ULUSLARARASI UYUŞMAZLIKLARDAKİ ETKİSİ AZALDI”
Tatar döneminde özel temsilci atanmasına karşı çıkılmıştı, şimdi bu değişir mi değişmez mi şeklinde kendisine yöneltilen soruyu yanıtlayan Özersay “Holguin çok farklı bir görev yapmıyor, yönergesinin farklı olması fiiliyatta çok birşey değiştirmedi ama sembolik anlam olarak Kıbrıs’ta ortak bir zemin olmadığı için müzakereler başlayamaz, bu durumda özel temsilci atanmasına gerek yok mesajının karşılığı oldu bu. Genel Sekreter de özel temsilci atamadı. Bu dönemdeki duruma gelecek olursak Türkiye’ye ve Kıbrıs Türk tarafının ortak pozisyonu değişmiş olsa bile henüz müzakerenin başlama aşamasında değiliz görüşü değişmedi. Müzakereler başlamadıkça mevcut temsilcinin özel temsilciye dönüştürülmesine Türk tarafı sıcak bakar mı emin değilim, orada çok büyük bir değişiklik beklemiyorum. Ama bence bunlar artık önemini yitirmiş tartışmalardır. Genel anlamda uluslararası ilişkilerde ve politikadaki yeni durumu ve değişimleri biraz gözden kaçırarak bu konuları konuşmaya devam ediyoruz. Dünya başka bir yere doğru kaymaya başladı. 1968’den bugüne devam eden Kıbrıs müzakereleri bizi çok garip bir ruh haline sokmuş durumda. Biz bu süreçleri daha doğru okumak için dünyadaki duruma bakmak zorundayız. BM’nin eski gücüne, etkinliğine sahip olmadığını görmek zorundayız. Artık uluslararası uyuşmazlıklardaki etkisinin azaldığını görmemiz gerekiyor” dedi.
“BM ÜZERİNDEN ELDE EDİLEBİLECEK BAŞARI YOK”
Amerika Birleşik Devletleri, Trump göreve geldikten sonra yaklaşık yetmiş uluslararası gruptan çekilme kararı aldığını belirten Özersay “Bu örgütlerin yarısı BM altındaki örgütlerdir. Buna baktığınız zaman ABD’nin dünyadaki uluslararası uyuşmazlıkları BM kanalıyla çözme tercihinin ortadan kalktığını görüyoruz. Yirmi yıl öncesine gittiğimiz zaman Annan Planı döneminde ABD’nin, İngiltere’nin desteğiyle bir çözüm planı görmüştük. Bu BM üzerinden yapılmıştı ama arka planda pazarlıklar yapılıyordu. Bu fotoğraf artık yok, bunu görmek zorundayız. Bugün artık BM üzerinden gidildiğinde elde edilebilecek başarı çok fazla değil. Başka bir örnek de BM Güvenlik Konseyi’nin yakın coğrafyamızda gerçekleşen bir soykırımı bile önleyemedi, tamamen kilitlendi, paralize olduğu bir dönemi geçirdik” şeklinde konuştu.
“KIBRIS MESELESİNDE ABD-TÜRKİYE İLİŞKİLERİ BÜYÜK ÖNEM KAZANDI”
BM’nin etkin durumdayken bile Kıbrıs sorununu çözemediğini, tarafların da aslında niyeti olmadığını söyleyen Kudret Özersay “Kıbrıs Türk tarafının temsilcisi konumundaki Cumhurbaşkanı’nın BM Genel Sekreteri ile görüşmesi önemlidir. Çok az temsiliyet bulduğumuz uluslararası ilişkilerde o platformları kullanması da önemlidir ama bunun etkinliğini ve sonuçlarını abartmamak gerekir. Kıbrıs Rum tarafı daha ziyade Türkiye ve ABD ile görüşmeye çaba gösteriyor. Türkiye karşılığını vermiyor ama sürekli ABD ile görüşüyorlar. Benim hissiyatım Trump gibi uluslararası ilişkileri bu duruma getirmiş olan siyaset adamı bunun meyvesini BM’ye yedirmez. Kendi kuracağı kurumlar üzerinden uzlaşı sağlayacağını düşünüyorum. Bunu Ermenistan ve Azerbaycan arasındaki anlaşmalardan görüyoruz. Böyle bir anlayışa sahip olan bir yönetimin aslında uluslararası ilişkileri şekillendirmek bağlamında BM’yi daha fazla devre dışı bıraktığını görüyoruz. İleride Kıbrıs’ta bir ilerleme olacaksa Türkiye’nin ABD’yi yönlendirmesiyle olacağı kanaatindeyim. Çünkü ABD, Ortadoğu’ya yönelik olarak Türkiye’ye büyük ihtiyaç duyuyor. Çünkü Ortadoğu’da sadece hava harekatlarıyla çözüm elde edemeyeceğini yaşayarak gördü. Bizim de odaklanmamız gereken şey Türkiye ile birlikte Türkiye’nin ilerlemesine göre hareket etmeli. Ayrıca Mayıs ayında Rum tarafında bir seçim var, bunun sonuçları da Kıbrıs konusunda ciddi gelişmelere sebep olabilir. Etkenlere baktığımızda Rum tarafındaki seçim, Genel Sekreter’in görev süresi ve uluslararası ilişkilerdeki gelişmeler hareket alanını daraltan şekildedir” dedi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Sayıları Bu Alana Yazın :