Halkın Partisi lideri Kudret Özersay, Ada TV’de yayınlanan Kıbrıs Gündemi programında Erkan Eğmez’in sorularını yanıtladı. 

Halkın Partisi lideri Kudret Özersay, Ada TV’de yayınlanan Kıbrıs Gündemi programında Erkan Eğmez’in sorularını yanıtladı.
Özersay, hem Doğu Akdeniz’deki enerji dengelerine hem de ülke içi siyasete ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.
“DOĞU AKDENİZ’DEKİ ENERJİ DENKLEMİ SADECE EKONOMİK DEĞİLDİR”
Özersay, “Doğu Akdeniz’deki enerji denklemi, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda siyasi bir mücadeledir. Güney Kıbrıs’ın Mısır ile yaptığı doğalgaz anlaşması, bölgedeki dengeleri değiştirme çabasıdır. Ancak Türkiye’nin jeopolitik konumu ve garantörlük rolü, bu girişimlerin kalıcı olmasını engellemektedir” dedi.
“AB GÜVENLİK AÇISINDAN TÜRKİYE’YE MUHTAÇ”
Avrupa Birliği’nin güvenlik açısından Türkiye’ye muhtaç olduğunu vurgulayan Özersay, Rum tarafının AB içindeki prestij kaybına dikkat çekti. KKTC’nin iki devletli çözüm perspektifinin artık uluslararası hukuk bağlamında tartışıldığını ve destek bulduğunu ifade etti.
ABD’nin Suriye politikasının bölgede yeni kırılmalar yarattığını belirten Özersay, bunun Kıbrıs meselesine doğrudan yansıdığını söyledi.
“BİZİM İÇİN ESAS OLAN KIBRIS TÜRK HALKININ İRADESİ VE GÜVENLİĞİDİR”
Türkiye’nin bölgedeki stratejik öneminin yalnızca askeri değil, enerji ve diplomasi alanında da belirleyici olduğunu kaydeden Özersay “Bizim için esas olan, Kıbrıs Türk halkının iradesi ve güvenliğidir. Garantörlük meselesi tartışmaya kapalıdır. Çözüm arayışları ancak iki eşit tarafın iradesiyle mümkündür. KKTC’nin kararlı duruşu, geleceğimizi şekillendirecek en güçlü teminattır” ifadelerini kullandı.
“KKTC’NİN KENDİ KURUMLARINI GÜÇLENDİRMESİ GEREKİYOR”
Özersay, KKTC’nin kendi kurumlarını güçlendirmesi, halkın iradesini daha etkin biçimde yansıtması ve ekonomik bağımsızlığını pekiştirmesi gerektiğini vurguladı. Kamu yönetiminde şeffaflık, gençlerin siyasete katılımı ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesinin geleceğin teminatı olduğunu söyledi. Halkın beklentisinin yalnızca uluslararası tanınma değil, günlük yaşamda adalet ve eşitlik olduğunu belirtti.
“İKTİDAR VE MECLİSTEKİ MUHALEFET BİRBİRİNİ SUÇLAMAYI BIRAKMALI”
İç siyasete ilişkin olarak da değerlendirmelerde bulunan Özersay, hükümeti halkın günlük yaşamını kolaylaştıracak adımları atmakta yetersiz kalmakla eleştirdi. Ekonomide şeffaflık eksikliğine, kamu yönetiminde liyakat yerine siyasi yakınlıkların öne çıkmasına ve gençlerin beklentilerini karşılamayan politikalara dikkat çekti. Muhalefeti ise halkın gerçek sorunlarını dile getirmek yerine sloganik söylemlerle yetinmekle suçladı.
Özersay, “İktidar ve muhalefet birbirini suçlamak yerine halkın iradesini ve ihtiyaçlarını merkeze alan politikalar üretmelidir. Eğitimde, sağlıkta, ekonomide ve kültürde halkın beklentilerini karşılayacak somut çözümler ortaya konmalıdır. Hükümetin sorumluluğu yönetmek, muhalefetin sorumluluğu ise alternatif üretmektir. Ancak bugün her iki taraf da bu görevlerini tam anlamıyla yerine getirmemektedir. Halkımızın güvenini yeniden kazanmak için siyasetin dili değişmeli, kutuplaştırıcı söylemler yerine ortak akıl ve çözüm odaklı yaklaşım benimsenmelidir” dedi.
Özersay, programda partisinin öncelikli vaatlerini açıkladı. Özersay, halkın güvenini yeniden kazanmak için siyasetin dilinin değişmesi gerektiğini vurguladı.
“GENÇLER PARTİMİZİN ÖNCELİKLERİ ARASINDA”
Özersay, halkın güvenini yeniden kazanmak için siyasetin dilinin değişmesi gerektiğini vurgularken Halkın Partisi olarak yönetime geldiklerinde yapacakları bazı çalışmalarla ilgili bilgiler verdi. Özersay şunları söyledi “Halkın Partisi, yarım kalan sosyal konut projelerinin tamamlanmasını hedefliyor. Kapalı Maraş’ın Kıbrıs Türk yönetimi altında, doğru süreçlerle açılacak. Kamu yönetiminde şeffaflık ve liyakat esaslı düzenlemelerin hayata geçirilecek. Gençlerin siyasete daha aktif katılımının sağlanması ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi de partimizin öncelikleri arasında yer alıyor”
“SİYASETTE ORTAK AKIL VE ÇÖZÜM ODAKLI YAKLAŞIM BELİRLENMELİ”
Ekonomik bağımsızlığın pekiştirilmesi, halkın günlük yaşamında adalet ve eşitliğin sağlanması da Halkın Partisi’nin temel vaatleri arasında şeklinde konuşan Özersay, “Halkımızın güvenini yeniden kazanmak için siyasetin dili değişmeli, kutuplaştırıcı söylemler yerine ortak akıl ve çözüm odaklı yaklaşım benimsenmelidir” diyerek sözlerini tamamladı.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Sayıları Bu Alana Yazın :