KÖROĞLU: “FİBER OPTİK PROJESİNE KARŞI DEĞİLİZ, ANCAK YÖNTEMİNİ ELEŞTİRİYORUZ”

“Bu Ülke Sorunların Çığı Altında Kaldı”
Halkın Partisi MYK üyesi Teksen Köroğlu, Türkiye ile yürütülen fiber optik projesine dair önemli açıklamalarda bulundu. Köroğlu, ülkenin ve toplumun, her geçen gün artan ve büyüyen sorunlar yığınının altında kalmış durumda olduğunu belirterek, “Toplum adeta bir çaresizlik zırhına büründürülmüş durumda. Sağlıkta kriz, eğitimde çöküş, yönetimde tartışmalar, organize suç iddiaları… Gündem sürekli olumsuzluklarla değişiyor” dedi.
Köroğlu, geçmişin yanlışları temizlenmeden yenilerinin eklenmesinin, sorunların çözülmeden büyütülmesinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, “Bu sürdürülebilir değildir. Yapmayın, yetsin artık! Yazıktır günahtır, hele de bu mübarek Ramazan ayında olsun, görün anlayın artık” şeklinde çağrıda bulundu.
Fiber Optik Projesine Dair Eleştiriler
Köroğlu, fiber optik projesini doğru yönetildiği takdirde önemli bir altyapı adımı olarak desteklediğini ancak projedeki yönteme ve sürece dair itirazlarını dile getirdi. “Bu projeyi destekliyoruz fakat mesele yalnızca projenin içeriği değil, yönetim biçimi, süreç ve hukuki boyutlarıdır” diyerek şunları ifade etti: “Egemen karar alma yetkisi konusunda kaygılar var, mali ve idari denetim mekanizmaları henüz netleşmiş değil ve şeffaflık sağlanmış değil. Bu nedenle toplumun kaygı duyması oldukça doğaldır.”
Köroğlu, pazartesi günü Meclis gündemine gelmesi beklenen fiber optik projesine yönelik grev kararı alınmasının, toplumda yaşanan gerilimin boyutlarını gösterdiğini vurguladı. “Bu noktada yöneticilerin öfke ile değil, devlet ciddiyetiyle hareket etmeleri gerekir” dedi.
Çözüm Teklifleri
Köroğlu, çözüm önerilerini şu şekilde sıraladı:
• Egemen karar alma yetkisi korunmalı,
• Anayasal uygunluk açıkça belirlenmeli,
• Kamu yararına dair mali ve idari denetim mekanizmaları şeffaf olmalı,
• Süreç tüm boyutlarıyla kamuoyuna açıklanmalı.
Köroğlu, bu yaklaşımın iş birliğine karşı çıkmak olmadığını, aksine eşitlik temelinde, hukuka uygun ve sürdürülebilir bir iş birliği modelini savunduğunu belirtti.
Türkiye ile İlişkiler
Köroğlu, Türkiye ile KKTC arasındaki ilişkilerin önemine dikkat çekerek, “KKTC’yi tanıyan ve yanında duran tek devlet Türkiye’dir. Bu gerçeği tartışmak yersizdir” dedi. Ancak, iki devlet arasındaki tarihi, kültürel ve kader birliğini yanlış yöntemlerle zedelemenin, iki halkın itibarını zayıflatmak anlamına geleceğini söyledi.
İlişkilerin güçlenmesinin temelinin şeffaflık, hukuk devleti ilkeleri ve karşılıklı saygı olduğunun altını çizen Köroğlu, iki halk arasındaki bağı yanlış yöntemlerle zayıflatmaya kimsenin hakkı olmadığını ifade etti.
Topluma Çağrı
Köroğlu, Kıbrıs Türk toplumuna da önemli bir çağrıda bulundu: “Kıbrıs Türk toplumu korku ile değil, akıl, hukuk ve onur ile yol almak zorundadır. Sorunları görmezden gelmek yerine, gerilim üretmeden çözmek zorundayız.”
Son olarak, halkın iradesine ve ülkenin geleceğine olan güveni pekiştiren Köroğlu, “Bu ülke çaresiz değil, bu toplum iradesiz değildir. Ama doğru yöntem, doğru zemin ve doğru devlet aklı şarttır” diyerek sözlerini sonlandırdı.