Halkın Partisi Basın Sözcüsü Aral Moral, fiberoptik protokolü, stratejik kurumların yönetimi ve EKTAM sürecine ilişkin yaptığı değerlendirmede hükümete sert eleştiriler yöneltti. Moral, stratejik bir kurumun “elden kayıp gitme tehlikesiyle” karşı karşıya olduğunu savunarak, sürecin şeffaf ve müzakereye dayalı biçimde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“Fiberoptik protokolü için aylardır temas halindeyiz”
Moral, fiberoptik protokolüyle ilgili tartışmaların 2025 yılı Eylül-Ekim aylarından bu yana kamuoyuna yansıdığını hatırlatarak, örgütlü sendika ile konuyu sürekli görüştüklerini belirtti.
Yetkililer ve hukukçularla perde gerisinde temasların sürdüğünü kaydeden Moral, “Protokolün daha iyi bir noktaya nasıl gelebileceğiyle ilgili uzun süredir bilgi alışverişi yapıyoruz” dedi.
Halkın Partisi’nin kuruluşundan bu yana devlet kurumlarının iyi yönetilmesi gerektiğini savunduğunu dile getiren Moral, “Stratejik kurumlarımızı kendi irademizle ve sağlıklı bir yönetim anlayışıyla idare edelim dedik. Bugün geldiğimiz noktada ise bu kurumları nasıl kurtarabileceğimizi konuşuyoruz” ifadelerini kullandı.
“Dört yıl önce uyardık”
HP’nin dört yıl önce aldığı sine-i millet kararını hatırlatan Moral, o dönemde mevcut hükümetle ilgili ciddi öngörülerde bulunduklarını söyledi.
“Bu hükümetin o koltuklarda oturduğu her saniye geri dönülmez adımlar atılacak demiştik. Bugün maalesef bunu yaşıyoruz” diyen Moral, iktidarın paydaşlarla müzakere etmek yerine dayatmacı bir anlayışla hareket ettiğini savundu.
Müzakereci demokrasinin gereğinin paydaşlarla oturup konuşmak olduğunu vurgulayan Moral, “İktidarda ‘ben ne istersem yaparım’ diyemezsiniz. Herkesi memnun edemezsiniz ama konuşmak zorundasınız” dedi.
“KHK’lerle yönetim ve toplumsal gerilim”
Son dönemde yaşanan yol kapatma eylemlerine de değinen Moral, toplumsal barışın zedelendiğini ifade etti. Hükümetin zaman zaman yüzlerce KHK ile ülkeyi yönetmeye çalıştığını ileri süren Moral, bunun demokratik işleyişi zayıflattığını savundu.
Gelinen aşamada stratejik bir kurumun elden çıkma riskiyle karşı karşıya olduğunu söyleyen Moral, “Bu noktaya bir günde gelmedik” dedi.
Siyasete olan güvenin de zedelendiğini belirten Moral, “Doğruyu söylemedikleri için siyaset kurumu da etkileniyor. İnsanlar artık sandığa gitmiyor” ifadelerini kullandı.
“Geçmişten ders çıkarılmadı”
Kurumların mali yapısına ilişkin tartışmalara da değinen Moral, Tel-Sen’in borcun maliyeye ait olduğu yönündeki açıklamalarını hatırlattı.
“Kurumları sağlam bir zemine oturtmazsanız gün gelir bu sıkıntılarla karşılaşırsınız” diyen Moral, geçmişte GSM lisans devri sürecinde yaşananları anımsatarak, “Bugün hâlâ dünyanın en pahalı GSM hizmetlerinden birini alıyoruz. O dönem karar alanlar bugün en yüksek sesi çıkaranlar. Hiçbir şeyden ders çıkarmıyoruz” dedi.
“İfade özgürlüğü ve kamu yararı”
Türkiye’de bazı internet sitelerine erişim engellerini örnek gösteren Moral, benzer uygulamaların ifade özgürlüğünü sekteye uğratabileceğini söyledi. Demokrasinin kilitlenmesi riskine dikkat çeken Moral, kamu yararının gözetilmediği modellerin kabul edilemez olduğunu ifade etti.
“Devletlerin özel girişimlerle kalkınmasına karşı değiliz” diyen Moral, ancak kamu çalışanlarının ve ilgili sektörlerin zararının dikkate alınması gerektiğini belirtti. Moral, “Bu bir paylaşım değil, bir tarafın ağzına bal çalmaktır. Kamu yararı ile yatırımcının çıkarını dengeleyen bir model olmalı” diye konuştu.
Protokolün Meclis’te açık şekilde tartışılması gerektiğini savunan Moral, sürecin oldu-bittiye getirilmeye çalışıldığını iddia etti.
“EKTAM ve sendikalaşma hakkı”
EKTAM konusuna da değinen Moral, sendikalaşma hakkının anayasal ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alındığını hatırlattı. KKTC Meclisi’nden geçen 15 ILO sözleşmesinin iç hukukun parçası olduğunu belirten Moral, örgütlenme özgürlüğünün açık bir hak olduğunu söyledi.
Çalışanlara işten durdurulma bildirimlerinin WhatsApp üzerinden iletildiğini öne süren Moral, bunun hukuk devleti ilkesiyle bağdaşmadığını savundu.
Özel sektörün tamamını hedef almadıklarını ifade eden Moral, denetim eksikliğinin çalışma yaşamında ciddi hak ihlallerine yol açtığını belirtti. Sorunun yalnızca maaş meselesi olmadığını dile getiren Moral, çalışma saatleri, sosyal yatırımlar ve güvenceler konusunda da ciddi sıkıntılar bulunduğunu söyledi.
“Asgari ücret üzerinden yatırımı gösterilen profesörler var. Dünyanın neresinde asgari ücretli profesör olur?” diyen Moral, çalışma yaşamının kolektif bir anlayışla yeniden düzenlenmesi gerektiğini sözlerine ekledi.

