EZGİN: “ASGARİ OLAN ÜCRET DEĞİL, BİZE DAYATILAN YAŞAM BİÇİMİDİR”

Halkın Partisi Disiplin Kurulu üyesi Özgül Ezgin, asgari ücret tartışmalarına farklı bir perspektiften yaklaşarak, sorunun yalnızca ücret düzeyi değil, toplumun geniş kesimlerine dayatılan yaşam ve var olma koşulları olduğunu vurguladı.
Ezgin, ülkede “asgari” olanın ücret değil, insanlara biçilen yaşam kalıbı olduğunu belirterek, bu durumun toplumun tüm kesimleri için eşit şekilde yaşanmadığını ifade etti. Bir kesimin yokluk içinde yaşam mücadelesi verirken, başka kesimlerin kısa yoldan zenginleştiğini, hak etmediği makam ve mevkilere geldiğini savunan Ezgin, bu eşitsizliğin toplumsal adaleti derinden zedelediğini kaydetti.
Açıklamasında, kaçakçılık, yasa dışı bahis ve organize suç ilişkilerine dikkat çeken Ezgin, bu düzen içerisinde “asgari ücretin asgariliği karşısında herkesin eşit olmadığını” dile getirdi. Küçük bir ada ülkesi olmasına rağmen, yozlaşmış düzenin ve gelecek kaygısının artık çok daha geniş kesimlerin ortak sorunu hâline geldiğini belirten Ezgin, maddi imkânların ve statünün de huzur ve güvenliği garanti etmediğini söyledi.
Ezgin, makam ve mevki sahibi olmanın ya da maddi bolluğun gerçek bir mutluluk sağlamadığını ifade ederek, bu durumun geçici ve yapay bir tatmin yarattığını, bunun da zamanla daha derin bir huzursuzluğa dönüştüğünü belirtti. Bu tabloyu, “çökmüş ülkelerin tipik bir göstergesi” olarak nitelendiren Ezgin, bir kesimin yokluk içinde asgari yaşama mahkûm edilirken, başka bir kesimin bolluk içinde dahi tatminsizlik yaşadığını kaydetti.
Üretim, çağdaş eğitim, sanat ve bilimin yokluğunun insanı daha da özgürlükten uzaklaştırdığını savunan Ezgin, bu durumu modern kölelik kavramıyla ilişkilendirdi. Geçmişte kölelerin karın tokluğuna çalıştığını hatırlatan Ezgin, günümüzde de benzer bir düzenin farklı biçimlerde sürdüğünü ifade etti.
Küresel ölçekte de ciddi bir kırılma yaşandığını belirten Ezgin, İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan uluslararası sistemin ve kurumların çöktüğünü, insan hakları, hukuk, adalet, özgürlükler, çevre ve sürdürülebilir yaşam gibi değerlerin giderek daha fazla aşındığını söyledi. Gücün kimde olduğundan bağımsız olarak, gücü elinde bulunduranların benzer baskı mekanizmalarını uyguladığını dile getirdi.
Ezgin, asgari ücretin bazı kesimler için hayatta kalma sınırı olduğunu, ancak asgari insani yaşam koşullarının herkes için hayati olduğunu vurguladı. Yaşanan dönüşümün nereye evrileceğinin öngörülemediğini ifade eden Ezgin, toplumun özgür, adil ve eşitlikçi olmayan bir kalıba sokulmaya çalışıldığı görüşünü dile getirdi.
Açıklamasının sonunda Ezgin, bu dayatılan yaşam biçiminin “insana ve insanlığa dar geldiğini” belirterek, en önemli adımın bu gerçeği görmek ve anlamaya çalışmak olduğunu kaydetti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir




Sayıları Bu Alana Yazın :