Halkın Partisi Genel Sekreteri Turgut Alas, hükümetin tarıma yönelik açıkladığı destek paketini eleştirerek, bunun üretici ve tüketici için bir borç paketi olduğunu söyledi. Alas, Dünya Su Günü vesilesiyle su yönetimi, gıda güvenliği ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekti.
Halkın Partisi Genel Sekreteri Turgut Alas, 22 Mart Dünya Su Günü’nde yaptığı açıklamada, “Aslında sadece bunun üzerine bir şeyler yazacaktım, fakat bugün Ünal Üstel’in adına ‘Destek Paketi’ dediği ama aslında tarımsal üretimdeki sorunlara çare olmayacak açıklamasıyla uyandık” dedi.
Alas, Birleşmiş Milletler tarafından 2026 yılı için belirlenen Dünya Su Günü temasına da değinerek, “BM bu temayla suya erişim, su yönetimi ve suyla bağlantılı eşitsizliklerin kadınlar ve cinsiyet eşitliği üzerindeki etkilerine odaklanarak, güvenli suyun temel bir insan hakkı olduğunu vurguluyor” ifadelerini kullandı. 2026 Dünya Su Günü’nün öne çıkan sloganını da aktaran Alas, “Suyun aktığı yerde eşitlik yeşerir” dedi.
Turgut Alas, suyun tarımsal üretimdeki önemine işaret ederek, “Tarımsal üretim, güvenli gıdaya ulaşılabilirlik ve bunun adil paylaşımı konusunda su çok önemli bir yere sahip. Günümüzde dünya tarım arazilerinin yaklaşık %40’ı su kıtlığı tehdidiyle karşı karşıya. Bir bölgede yaşanan su kıtlığı yalnızca yerel üretimi değil, uluslararası gıda fiyatlarını, ticaret dengelerini ve jeopolitik ilişkileri de etkileyebilecek toplumsal ve siyasi sonuçlar doğuruyor” dedi.
Alas, KKTC’deki su ve tarım yönetimine de eleştiri getirdi: “Üzerinde yaşadığımız topraklar, iklim değişikliği etkisi ve su yönetimi konusunda yıllardır yapılan yanlışlar nedeniyle kuraklık ve gıda kıtlığı açısından en riskli bölgelerden biri. En basit tabiri ile bu kadar suya ihtiyacımız varken, ‘Bu yıl aldığımız yağışlardan ne kadar faydalanabildik?’ ve ‘Bu suyu ne kadar yönetebildik?’ gibi soruları sorup özeleştiri yapmak zorunludur. Aynı şekilde, kendi su kaynaklarımızı ve Türkiye’den gelen suyu ne kadar adil, ne kadar doğru kullanabiliyoruz, bunun cevabını da verebilmemiz gerekiyor.”
Hükümetin açıkladığı paketi sert bir dille eleştiren Alas, şunları söyledi:
• “Yerel üretimin azalması ile ithalata bağımlılık günden güne artarken, artan su ve üretim maliyetleri doğrudan gıda fiyatlarına yansıyor ve gıda güvenliğini tehdit ediyor. Gıda enflasyonu tüketiciyi dar boğaza sokarken, bugün hükümetin açıkladığı tarıma yönelik ‘Destek Paketi’ üreticiyi ve dolayısıyla tüketiciyi batağa sürükleyen bir borç paketidir.”
• “İhracatın neredeyse bittiği, üretim maliyetlerinin ve ithalatın durmadan arttığı bu dönemde üreticinin duymak istediği şey bankadan destek kredisi alırken ödeyeceği faiz oranları değil, ürettiğini kime ve nasıl satacağıdır.”
• “Ürettiğini satamayan ya da zararına satan bir sektörü durmadan bankalara borçlandırmak ve bunun adına destek paketi demek, en basit tabirle dalga geçmektir. Bu yapılan, akaryakıta zam yapıp sonra üretici akaryakıt alabilsin diye ona faiziyle kredi borcuna girmesinden farklı değildir!”
Alas, açıklamasını su ve üretim yönetiminde özeleştiri çağrısıyla bitirdi: “Bugün bize düşen, hem kendi su kaynaklarımızı hem de Türkiye’den gelen suyu ne kadar doğru ve adil kullanabildiğimizin cevabını vermektir. Üreticinin ve toplumun tamamının güvenli gıdaya ulaşması için bu konuların öncelikli olarak ele alınması şarttır.”

