Halkın Partisi Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar’dan Ceza Yasası Uyarısı.

Tanpınar, katıldığı bir programda bilişim suçları ve basın alanında yapılmak istenen yasa değişikliklerine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
“Ceza Yasası Güncellenirken Basın Susturulamaz”
Halkın Partisi Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar, Ceza yasası, bilişim suçları ve basın alanında yapılmak istenen değişikliklerin teknik bir güncelleme değil, doğrudan ifade özgürlüğünü ilgilendiren kritik bir eşik olduğunu vurguladı. Mevcut yasaların çağın gerisinde kaldığını kabul ettiklerini belirten Tanpınar, ancak hazırlanmakta olan düzenlemelerin içeriğinin özgürlük alanını daraltma riski taşıdığına dikkat çekti:“Yasa güncellemesi gereklidir. Ancak bu güncelleme, ifade özgürlüğ…
[00:18, 27.03.2026] +90 542 850 59 89: Halkın Partisi Genel Başkanı Özersay: “Mesele Kıbrıs Cumhuriyeti değil, kuruluş öncesi haklar meselesidir”
KKTC’de Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, Kıbrıs’taki egemenlik ve hak tartışmalarına ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Özersay, tartışmanın Kıbrıs Cumhuriyeti’nden doğan haklarla değil, bu devletin kuruluşundan önceki süreçle ilgili olduğunu vurguladı.
Özersay, yaptığı yazılı değerlendirmede, Kıbrıs Rum siyasi liderliğinin tarih boyunca “Kıbrıs Cumhuriyeti hakları” söylemini kritik konularda bir kalkan olarak kullandığını savundu. Avrupa Birliği üyelik sürecinden denizlerdeki doğal gaz kaynaklarına kadar birçok başlıkta aynı yaklaşımın sergilendiğini belirten Özersay, bu söylemin Kıbrıslı Türkleri dışlayıcı bir nitelik taşıdığını ifade etti.
“Aynı yaklaşım bugün de sürdürülüyor”
Rum liderliğinin şimdi de İngiliz üslerinin geleceği konusunda benzer bir tutum sergilediğini ileri süren Özersay, “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin söz sahibi olduğu” yönündeki argümanların gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. Özersay’a göre bu mesele, doğrudan Kıbrıs Cumhuriyeti’yle değil, 1960 öncesindeki self-determinasyon süreciyle bağlantılı.
Uluslararası hukuk vurgusu
Özersay, İngiliz üslerinin statüsünün “sömürge kalıntısı” olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, Uluslararası Adalet Divanı’nın Diego Garcia ile ilgili görüşüne dikkat çekti. Bu görüşün, self-determinasyon hakkının eksik uygulanmasının kabul edilemez olduğunu ortaya koyduğunu ifade etti.
“1960 öncesi süreç tamamlanmalı”
Açıklamasında 1960’ta adanın tamamında kendi kaderini tayin hakkının hayata geçirilmediğini savunan Özersay, özellikle İngiliz üs bölgelerinin bu sürecin dışında bırakıldığını söyledi. Bu durumun dönemin uluslararası hukuk ilkeleri ve dekolonizasyon anlayışıyla çeliştiğini kaydetti.
Özersay, İngiliz üsleri konusunun yeniden gündeme gelmesi halinde tartışmanın Kıbrıs Cumhuriyeti çerçevesinde değil, onun kuruluşu öncesindeki eksik kalan sürecin tamamlanması perspektifiyle ele alınması gerektiğini belirtti.
“Kıbrıslı Türkler muhatap alınmak zorundadır”
Londra sürecine işaret eden Özersay, o dönemde İngiltere, Kıbrıslı Türkler, Kıbrıslı Rumlar, Türkiye ve Yunanistan’ın taraf olduğunu hatırlattı. Bu nedenle bugün yapılacak olası görüşmelerde Kıbrıslı Türklerin dışlanamayacağını ifade eden Özersay, “Bu mesele Kıbrıs Cumhuriyeti’nden doğan haklar değil, onun öncesindeki haklar ve muhataplık meselesidir” dedi.