”
Halkın Partisi üyesi Prof. Dr. Cumali Sabah, KKTC’nin bilim ve teknoloji politikalarına yönelik hazırladığı kapsamlı değerlendirmede, ülkedeki akademik üretimin ekonomik ve toplumsal değere dönüşemediğine dikkat çekerek, yapısal bir reform çağrısında bulundu.
KKTC’nin bilimsel potansiyelinin kağıt üzerinde kaldığını ve sanayi ile bütünleşemediğini vurgulayan Prof. Dr. Cumali Sabah, mevcut sistemin “bütüncül bir politika mimarisine” ihtiyaç duyduğunu belirtti. Sabah, özellikle beyin göçü ve üretim-sanayi kopukluğu konusundaki tespitleriyle dikkat çekti.
“Akademik Üretim Var, Ancak Ekonomik Çıktı Yok”
KKTC’deki bilimsel üretimin belirli bir olgunluk seviyesine ulaştığını kabul eden Sabah, asıl sorunun bu bilginin ticarileşememesi olduğunu ifade etti. Bilimsel faaliyetlerin üniversite duvarları arasına sıkışıp kaldığını belirten Sabah, şu ifadeleri kullandı:
“Bilim politikası, yalnızca üretimi artırmayı değil, aynı zamanda bu üretimi değere dönüştüren bir sistem kurmayı gerektirir. Mevcut yapıda akademik üretim ön planda olsa da, üretim-sanayi-teknoloji entegrasyonu yeterince derinleşmemiştir.”
Teknoloji Geliştirme Bölgeleri (TGB) ve Sürdürülebilirlik Vurgusu
ODTÜ Kalkanlı Teknoloji Vadisi gibi girişimlerin stratejik önemine değinen Prof. Dr. Sabah, bu tür yapıların bireysel çabaların ötesine geçmesi gerektiğini savundu. Tüm paydaşları (üniversite, devlet, sanayi) aynı ekosistemde buluşturacak ulusal bir desteğin şart olduğunu vurguladı.
“Beyin Göçü En Kritik Zayıflığımız”
Sistemin en büyük yaralarından birinin nitelikli insan gücünü koruyamamak olduğunu ifade eden Sabah, “İnsan kaynaklarını tutamayan bir sistemin sürdürülebilir bir politika üretmesi imkansızdır” diyerek, beyin göçünün durdurulması için acil önlem alınması gerektiğini hatırlattı.
“Yönetmek Artık Bir Zorunluluktur”
Halkın Partisi üyesi Prof. Dr. Cumali Sabah, değerlendirmesinin sonuç bölümünde siyasi otoriteye ve ilgili kurumlara seslenerek şu çağrıyı yaptı:
“Mevcut bilimsel üretim kapasitesini yöneten, yönlendiren ve dönüştüren bütüncül bir politika mimarisine geçiş artık bir tercih değil, KKTC için bir zorunluluktur.”

