TANPINAR : “Meşruiyeti Olmayan Hükümete Meclis’te Kalınarak Destek Veriliyor”

TANPINAR : “Meşruiyeti Olmayan Hükümete Meclis’te Kalınarak Destek Veriliyor”
Halkın Partisi Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar, katıldığı bir programda Halkın Partisi’nin misyonunu ve ülkenin güncel sorunlarına ilişkin görüşlerini paylaştı.
Tanpınar, mevcut hükümeti “gayrimeşru” olarak nitelendirdi ve muhalefetin Meclis’te kalarak bu durumu hergün meşrulaştırdığını savunarak;
“Muhalefet “sine-i millete dönerek” dışarıdan güçlü bir baskı oluşturabilirdi ama yapmadı ve mecliste iktidara bu duruşuyla koltuk değneği olmaya devam ediyor. Bu hükümet 4 yıldan bu yana meşruiyeti olmayan bir hükümettir. Halk bu denli canı yanmış şekilde feryat ederken, meydanlara her ne pahasına olursa olsun çıkarken muhalefetin bu şekilde pozisyon alması, hala mecliste kalması inanılır gibi değildir” diye konuştu. Tanpınar, “Temiz toplum, temiz siyaset” ilkesiyle hareket eden Halkın Partisi’nin ilkesel duruşu hiçbir zaman değişmedi ve partim dört yıl önceden bugünü öngörerek muhalefet görevini Meclis dışında sürdüren, hiç aralıksız muhalefet eden, halkın yanında,ilkeli ve güvenilir bir yapı olmayı sürdürmüştür ve sürdürecektir” ifadelerini kullandı.
Sendikal Eylemler ve Çözüm Önerileri
Sendikaların eylemlerinin hayat pahalılığı kararlarının geri çekilmesine dönük olmaması gerektiğini belirten Tanpınar,” Erken seçim ve teknokrat bir hükümet, bir seçim hükümeti kurularak erken genel seçime gidilmeli. Aksi halde meşruiyeti olmayan söz konusu hükümet seçim gününe kadar daha vahim sonuçlar doğuracak hamleler yapacaktır” vurgusunu yaptı.
Özel sektörün de sürece katılımını sağlayacak farklı eylem yöntemleri olması gerektini de ifade eden Tanpınar, daha geniş katılımlı ve etkili mücadele çağrısı yapılması gerektiğini belirterek; “Eylemler mesai saatleri içerisinde hapsolmamalı. Gece belli saatte veya haftasonu toplum olarak ortaya konulabilecek eylemler mutlaka vardır ve bulunmalıdır. Halkın sadece kamuda örgütlü sendika üyeleri tarafından değil, toplumun tüm kesimlerinin katılımı ile yapılacak eylemler çok daha etkili olur. Bunun için de tüm kesimleri kucaklayacak bir platform oluşturulmalı ve asgari müşterekler belirlenerek ortak hedefe yürünmelidir” dedi.
Temel Eksiklikler: Kurumsallaşma ve Liyakat
Ülkenin en büyük eksikliklerinin kurumsallaşma ve liyakat olduğunu vurgulayan Tanpınar, dijital dönüşüm ve e-devletleşmenin kayıt dışılığı önlemek ile halkın yaşamını kolaylaştırmak açısından hayati önem taşıdığını, ancak bu alanlarda bilinçli bir şekilde yeterli ilerleme kaydedilemediğini belirtti.
Hükümetin gayriciddi yaklaşımlarını da eleştiren Tanpınar, insanlarda umutsuzluğun hakim olmaması gerektiğini, umudun kaybolmaması ve yaşatılması gerektiğini söyleyerek, “Mevcut düzenin en büyük beslenme kaynağı umutsuzluk duygusunu pompalamaktır. Kıbrıs Türk halkının mücadeleci, akıllı ve çalışkan bir toplum olarak bu dönüşümü mutlaka başarabileceğine dair en küçük bir tereddütüm yoktur. Ancak sürekli olarak herkese, “Böyle gelmiş böyle gidecek” söylemini ifade ettirerek statükolarını devam ettiriyorlar. Bu zehirli yapınının en güçlü panzehiri umuttur. KKTC’de kurumsal reform, liyakat temelli yönetim ve temiz siyaset olmazsa olmazımızdır. “ dedi.
Hem Türkiye İle İlişkilerde, Hem Kıbrıs Meselesinde Kurumsal Güçlenme Vurgusu
Kıbrıs meselesinde de, Türkiye ile ilişkilerde de masada eşit ve saygın bir konum elde etmek için güçlü kurumsal yapılar oluşturmanın şart olduğunu belirten Tanpınar, “ Rekabet edemeyeceğimiz, güçlü kurumsal yapılardan ve liyakatlı kadrolardan yoksun pozisyonlar bizi hep ikinci plana atacaktır. Rum tarafı ile konuşurken eşit olabilmemizin ilk koşulu da bunu başarabilmemizden geçiyor. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile de aynı sağlam yapılar oluşturulmadan saygın bir ilişki beklentisi gerçeklerden çok uzak bir beklenti olacaktır. Bu yönde kararlı adımlar atılması şarttır” diye konuştu.