“Kaptan’ın Günlüğü” programında Ahmet Kaptan’ın konuğu olan Halkın Partisi Genel Başkan Danışmanı Fevzi Tanpınar, Kuzey Kıbrıs’ın siyasi, sosyal ve kurumsal sorunlarını dile getirerek, Halkın Partisi’nin bu konulardaki duruşunu açıkladı.
“Temiz toplum, temiz siyaset bir tercih değil zorunluluktur.”
Halkın Partisi’nin “temiz toplum, temiz siyaset” ilkesiyle hareket ettiğini kaydeden Fevzi Tanpınar, bu ilkeyi hayata geçirmek için iki temel adımın vurgusunu yaptı:
* Geçmişin temizlenmesi: Sahte diplomalar, rüşvet, yolsuzluk ve usulsüzlük gibi konuların yargı önünde netleştirilmesi gerektiğini dile getiren Tanpınar, “Temiz bir sayfa açmadan halkın umudunu yeniden yeşertmek mümkün değildir” dedi. Aksi takdirde mevcut “gayrimeşru hükümetin” statükoyu koruyacağını savundu.
•
* Siber saldırılar ve demokrasiye müdahaleler: Halkın Partisi Genel Başkanı’nın Facebook hesabının bloke edilmesi gibi olayları örnek gösteren Tanpınar, seçim dönemlerinde siber saldırı, sansür ve baskıların demokrasiye büyük darbe vurduğunu belirtti. Çözüm olarak Türkiye’deki META temsilcisi ile BTHK arasında elektronik servis sözleşmesi imzalanmasını ve Kuzey Kıbrıs’ta ülkeye özgü bir Siber Güvenlik Kurulu kurulmasını önerdi.
“Liyakat yoksa, kurumsallaşma sadece bir yalandır.”
Fevzi Tanpınar, mevcut hükümetin “gayrimeşru” olduğunu belirterek, erken seçim durumunda bir “seçim hükümeti” kurulması gerektiğini ifade etti. Yeni bir sistem inşa etmek için geçmişin temizlenmesi ve kurumların güçlendirilmesinin şart olduğunu vurguladı.
Liyakat konusuna özel önem veren Tanpınar, kurumsallaşmanın ancak kuralların ve yasaların tavizsiz uygulanması ile liyakatli kişilerin göreve getirilmesiyle mümkün olacağını söyledi. Kamuda deneyimsiz kişilerin yönetici pozisyonlarına atanmasının sistemin çalışmasını engellediğini ve kamu hizmetlerinde ciddi memnuniyetsizliğe yol açtığını kaydetti. Özel sektördeki denetim ve eğitim süreçlerini örnek gösterdi.
Kurumsal Başarısızlık Örnekleri
Tanpınar, kurumsallaşmadaki eksikliklere somut örnekler verdi:
* Yüksek Öğrenim Sektörü: 1976’dan 2006’ya kadar 30 yıl boyunca yasasız faaliyet göstermesi, sektörün denetimsiz büyümesine ve sahte diploma gibi sorunlara zemin hazırladı.
* Elektronik Haberleşme Sektörü: Cep telefonlarının 1995’te adaya girmesine rağmen elektronik haberleşme yasasının ancak 2012’de (17 yıl sonra) çıkarılması, regülasyonsuz bir dönemin yaşanmasına neden oldu. Vatandaşların cep telefonu faturalarının büyük kısmının vergiye gittiğini eleştirdi.
Kıbrıs Sorunu ve Türkiye İlişkileri
Kıbrıs sorunu konusunda da değerlendirmelerde bulunan Fevzi Tanpınar, Yunan ve Kıbrıslı Rum siyasetinin eğitim, kilise ve siyasal söylemlerle beslenen “değişmez tavırlarının” şaşırtıcı olmadığını belirtti. Kuzey Kıbrıs’ın Güney Kıbrıs ile eşit bir konuma gelebilmesi ve Türkiye ile “saygın bir ilişki” kurabilmesi için kendi ayakları üzerinde durması ve ekonomik olarak rekabet edebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini vurguladı.
“Fiber protokolü” örneğini de veren Tanpınar, Türkiye ile imzalanan anlaşmaların Meclis ve ilgili paydaşlarla önceden müzakere edilmeden yapılmasının anayasal sorunlar yarattığını ve ülkenin ciddiyetini zedelediğini savundu. Program sunucusu Ahmet Kaptan da Meclis’in “noter” gibi görülmemesi gerektiğini, anlaşmaların imzalanmadan önce tüm paydaşlarla paylaşılması gerektiğini ifade etti.
Fevzi Tanpınar, Halkın Partisi olarak Kuzey Kıbrıs’ta temiz siyaset, güçlü kurumlar ve liyakat temelli bir yönetim anlayışıyla hareket ettiklerini sözlerine ekledi.

