“Algı operasyonunun, yaftalamanın kimseye faydası yoktur”

“Algı operasyonunun, yaftalamanın kimseye faydası yoktur”

 

 

Halkın Partisi Genel Sekreteri Yenal Senin, siyasette yozlaşma olarak adlandırılabilecek

yaftalama ve algı operasyonlarının bir noktada kısmen başarılı olsa da; bunun ne siyasi partilere ne de liderlere faydası olacağını söyledi, siyasette tutarlılığın öneminin altını çizdi. Genel Sekreter, “Bir konuda eleştiri yaparsınız ve eleştirinizde haklı olduğunuzda da gerekli baskıyı uygularsınız. Ancak yanlış olduğu ispatlanan konularda veya iddianızda yanıldığınızda çıkıp özür dilemek de bir gerekliliktir. Dörtlü hükümette bazı krizler yaşandı ve bunu aşamıyorduk. İcraat yapamama durumunun çok rahatsız edici olduğunu hep vurguluyorduk. Diğer partilerin genel sekreterleriyle yaptığımız iç toplantılarda da bunu söylemiştim; belli başlı yasa ve çalışmaların ivedilikle yapılması için gerekli iradeyi ortaya koymamız gerektiğini ifade etmiştim. Aylar geçtikçe ve ekonomik olarak da iyi yönetilememe durumu söz konusu olunca bu krizin aşılamadığını gördük ve hükümet sona erdi. O dönemde de asılsız söylemler ortaya çıktı. UBP’yle bir koalisyon kurulacak ve anında para akışı sağlanacak denildi. 7 ay geçti bunun üzerinden ve sadece 2019’un sonuna kadar olan dilim serbest bırakıldı. Bunun yanı sıra 2020’de imzalanacak ve 3 yıl geçerli olacak olan protokol de bugünlerde konuşulmaya başlanacak. İleri sürdüğü senaryolar gerçekleşmeyen kimse de çıkıp ‘Biz böyle düşündük ama olmadı, özür dileriz’ demedi. Cumhurbaşkanlığıyla ilgili de her şeyin hazır olduğu, ortak aday olacağı ve UBP’nin de Kudret Özersay’ı destekleyeceği gibi de bir iddia vardı. O kara propaganda döneminin ardından şimdi UBP içinde 4-5 aday konuşuluyor. Aday çıkaracaklar belli ki. Hal böyleyken yine bu yaftalamayı yapanlar da “Kusura bakmayın” demiyor.” ifadesini kullandı.  

 

“Cumhurbaşkanlığı konusunda üyelerimizin düşünceleri ve sokağın nabzını tutmak önemli”

 

Cumhurbaşkanlığı seçimini “doğal akış içinde gündeme gelen konulardan biri” olarak nitelendiren Yenal Senin, katıldığı programda parti üyelerinin düşüncelerinin çok önemli olduğunu belirtti. Senin şu sözlerle devam etti: “Yaklaşık 20 gün önce genişletilmiş parti toplantısı yaptık. Kurucu üyeler ve şimdiki parti meclisiyle bir toplantı yaptık. Bizim için en önemli olan üyelerimizin düşünceleridir. Hiyerarşik sistem ne olursa olsun, herkesin eşit güce sahip olduğunu düşünen bir parti olarak bölge ziyaretleriyle, toplantılarla ilçe yönetim kurulundaki, parti meclisindeki, kurucu olan, üye olan herkesi dinlemek istiyoruz. Önemli olan onların izlenimi ve düşünceleri. Cumhurbaşkanlığı toplum liderliği noktasında bana göre çok önemlidir. Halkın Partisi’nin ve olası çıkaracağı adayın pozisyonu ne olacak? Partinin geleceği ne olacak? Bunları iyi irdelemek lazım. Biraz da sokağın beklentisini görmek lazım. Bazı seçimler belirli rüzgarı arkasına alan kişiler için avantajdır. Hiç beklenmeyen sonuçlar da çıkabilir. 2015 buna iyi bir örnektir. Yüzde 4 -7 oy alabileceği söylenen Kudret Özersay’ % 21.3 oy almıştır. Nabzı iyi tutmak gerekiyor. Bizim için önemli olan sokağın nabzını tutmak ve Ada’nın dört bir yanındaki üyelerinin düşünceleri. Önümüzdeki bir buçuk ay içinde tam yol haritamız ortaya çıkacak.”

 

“Cumhurbaşkanlığı merkeze hitap eden bir pozisyondur”

 

Genel Sekreter Senin, Cumhurbaşkanlığını sağ veya sol diye bir ideolojiye yaslamadığını, bunun merkeze hitap eden bir pozisyon olduğunu belirtti: “Bugün sol parti dediğimiz partiler bile, ki dörtlü hükümet döneminde TDP ve CTP de vardı, kamu özel ortaklığında telekomünikasyonun, araç muayene istasyonlarının daha verimli olacağını söyleyebiliyor. Sol görüşe aykırı bir hamle olsa bile netice ortadadır.”

 

“Berlin’deki görüşmelerden ümitli değilim”

 

Berlin’de yapılacak görüşme konusunda da görüşlerini açıklayan Genel Sekreter, “Berlin’de bir 3’lü görüşme gerçekleşecek ancak ne konuşulacak nasıl bir ortak zemin bulunacak hala belirsizliğini koruyor. Berlin’deki görüşme sonrası belki bir 5’li görüşme de gündeme gelebilir. Ancak bir çözüm olacağı konusunda ümitli değilim. 50 yıldır denenen ve sonuca ulaşmayan bir yöntem bugüne kadarki.” dedi.

Senin, Crans Montana öncesini hatırlatarak; “Cumhurbaşkanlığına partiler çağrılmıştı ve görüş sorulmuştu. Biz de o konuda bir mektup yazıp görüş paylaşmıştık. Cumhurbaşkanı da görüş bildiren tek parti olduğumuz için teşekkür etmişti.  Crans Montana’ya kadar süreci destekleyen bir parti oldu Halkın Partisi. Crans Montana sonrasında ise eğer bu toplumda bazı şeylerin olmayacağı görülüyorsa, iki ülkenin federasyondan anladığı aynı değilse, farklıysa bunu çıkıp topluma söyleyelim ve nasıl adım atacağımızı belirleyelim. Sayın Akıncı da bunu destekler açıklama yapıp; Rum tarafının zenginliği ve yönetimi paylaşmaya hazır olmadığını söylemiştir. Bu bağlamda biz de hep şunu sorguladık. Madem iki toplum farklı şeyi anlıyor, paylaşıma yanaşmıyorsa işbirliği konusunda ne yapabiliriz onu düşünmeliyiz. Bu yönde bir ortaklığı konuşmalıyız.” şeklinde konuştu.

 

“Amaçladığımız, hesap verebilir bir yönetimdir”

 

Halkın Partisi olarak ilk gün söz verdikleri gibi, yolsuzlukların üzerine gittiklerini belirten Senin, “Bu konuda hiç geri adım olmamıştır, olmaz da. Bizden beklenti de budur.” dedi. Eski Eserler Dairesi’yle ilgili alınan kararı hatırlatan Genel Sekreter, bildikleri tüm konuları polise bildirdiklerini ve hiçbir konunun peşini bırakmadıklarını belirtti: “Bu toplumda hesap vermeyi herkese aşılamaya çalışıyoruz. Amaçladığımız, hesap verebilir bir yönetimdir. Kamu memurundan, milletvekiline herkes her yaptığının hesabını verecektir.”