HP GENEL BAŞKANI KUDRET ÖZERSAY: MAALESEF ÇALIŞMA BARIŞI DAHA DA BOZULACAK, İŞÇİNİN MUTSUZLUĞU VERİMİ DAHA DA DÜŞÜRÜR”

HP GENEL BAŞKANI KUDRET ÖZERSAY: MAALESEF ÇALIŞMA BARIŞI DAHA DA BOZULACAK, İŞÇİNİN MUTSUZLUĞU VERİMİ DAHA DA DÜŞÜRÜR”

ÖZERSAY: MAALESEF ÇALIŞMA BARIŞI DAHA DA BOZULACAK, İŞÇİNİN MUTSUZLUĞU VERİMİ DAHA DA DÜŞÜRÜR”

“ASGARİ ÜCRET HAYAT PAHALILIĞI ORANI ALTINDA KALMAMALIYDI!

“AT PAZARLIĞINA DÖNEN BU MASA ARTIK KALDIRILMALIDIR”

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay dün belirlenen asgari ücret konusunda “Maalesef bu asgari ücretle özel sektör çalışanlarını daha da mutsuz edildi ve sosyal adaletsizlik daha da derinleştirildi, bu şartlarda çalışma barışı daha da bozulur, mutsuz çalışanlar demek verimin daha da düşmesi demektir“ ifadelerini kullanarak asgari ücretin hayat pahalılığının altında kalmasını eleştirdi. Özersay “dün belirlenen asgari ücret ne adildir, ne insanidir ne de yasaya uygundur” ifadelerini kullandı. Adeta bir at pazarlığına dönen asgari ücret belirleme yönteminin ve pazarlık masasının artık değişmesi gerektiğine de dikkat çeken Özersay geçmişte Halkın Partisi tarafından önerildiği şekilde asgari ücretin kamudaki en düşük maaşa eşitlenip hayat pahalılığı oranında kamu maaşları gibi otomatik ayarlanması gerektiğine işaret etti. HP lideri Özersay katıldığı bir TV programında asgari ücret ve kamu maaşları konusunda yaşanan gelişmeler konusunda partisinin görüşlerini açıkladı.

Yaptığı açıklamada HP lideri Özersay Asgari Ücretler Yasası’na göre asgari ücreti belirleme kriterlerinden birisi olan hayat pahalılığı oranının göz ardı edildiğini ve %56.7 olan hayat pahalılığının %15 oranında altında bir artış verilerek sadece %41.2’lik bir artış yapıldığını, bu açıdan yasaya uygun davranılmadığını vurguladı. İlgili yasada asgari ücretin tanımının belli olduğunu ve tek çocuklu ya da iki çocuklu bir çekirdek ailenin temel ihtiyaçlarını gidermesine imkan veren bir rakamın asgari ücret olarak tanımlandığını anlatan Özersay gayrimeşru hükümetin sorumluluk bilinciyle hareket etmediğini ve bu nedenle de süreci çok kötü yöneterek çalışma barışının bozulmasına ve sosyal adaletsizliğin daha da derinleşmesine neden olacak bir durumun yaratılmasına sebebiyet verdiğini iddia etti.

“AT PAZARLIĞINA DÖNEN BU MASA ARTIK KALDIRILMALIDIR”

Halkın Partisi’nin son genel seçimlerden önce asgari ücret konusunda ortaya koyduğu önerilerin en makul yaklaşım olduğuna dikkat çeken Özersay şunları ifade etti: “Biz HP olarak artık asgari ücretin belirlendiği ve adeta bir at pazarlığına dönüşen, çeşitli mizansenlere tanık olduğumuz bu masanın artık kaldırılması gerektiğini savunmuştuk. Bize göre asgari ücret kamudaki en düşük maaşa eşitlenmeli ve kamu maaşları gibi hayat pahalılığı oranında artırılmalıdır demiştik. Yani pazarlıkla değil, somut kriterlere göre, birilerinin iki dudağı arasında bırakılmadan belirlenmelidir demiştik. Kuşkusuz işverenlerin, işletmelerin sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı bağlamında desteklenmesiyle bu yapı kurgulanabilirdi ama maalesef beceremediler”.

“EYLÜLDE YENİDEN BAKILIR” SÖZÜ SADECE AĞZA BİRPARMAK BALDIR

Çalışma Bakanı tarafından dün asgari ücret belirlendikten sonra söylenen “Eylül ayında hayat pahalılığı belirli bir rakamın üzerine çıkarsa asgari ücret yeniden ele alınabilir” sözünün sadece ağza sürülen bir parmak bal olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “Gayrimeşru olan bu hükümetin Eylüle kadar görevde kalabileceği ne malum? Sayın Taçoy’un daha kısa süre öncesine kadar başka bakanlıktayken şimdi bu bakanlıkta olması ve ha bire bakanların değişiyor olması, herhangi bir istikrarın olmadığını göstermektedir. Bir başka ifadeyle sayın Taçoy Eylül geldiğinde acaba kendisi hala o görevde olacak mıdır ki işçiye bu açıdan söz vermektedir? Bu belirsizlik ortamı içerisinde kimse kimseyi kandırmaya çalışmasın, maalesef asgari ücret belirlenirken sarf edilen bazı sözler ve güle oynaya yapılan açıklamalar da kamu vicdanını yaralamıştır”.

İŞLETMELERE DESTEK VEREREK DURUM DENGELENEBİLİR, ASGARİ ÜCRET ARTIRILABİLİRDİ

Gayrimeşru hükümetin daha önce söz verdiği sosyal sigorta ve ihtiyat sandığı prim desteğini dahi zamanında ödemediğini ve bu sebeple bazı çalışanların sağlık hizmeti dahi alamadığını hatırlatan Özersay “oysa yapılması gereken şey işletmelere hem güçlü hem de uzun süreli ve öngörülebilir bir prim desteği vermek ve bu yolla asgari ücretin hayat pahalılığı oranında artışını mümkün kılmaktı. Bu gayrimeşru hükümet bu açıdan hiçbir güven veren adım atmamıştır, asıl görevi bu tür hamleler ile asgari ücreti daha makul seviyeye çekmek için uğraşmak olan yetkililer maalesef bunu öncelikli gündem maddesi yapmamışlardır” ifadelerini kullandı.