HP GENEL BAŞKANI KUDRET ÖZERSAY: ULUSLARARASI AKTÖRLER MAALESEF ÇÖZÜME DEĞİL, DOLAYLI OLARAK STATÜKONUN DEVAMINA DESTEK VERİYORLAR

HP GENEL BAŞKANI KUDRET ÖZERSAY: ULUSLARARASI AKTÖRLER MAALESEF ÇÖZÜME DEĞİL, DOLAYLI OLARAK STATÜKONUN DEVAMINA DESTEK VERİYORLAR

 

“ULUSLARARASI AKTÖRLER MAALESEF ÇÖZÜME DEĞİL, DOLAYLI OLARAK STATÜKONUN DEVAMINA DESTEK VERİYORLAR”

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, uluslararası aktörlerin federal çözümün mevcut şartlarda mümkün olmadığını bildiklerini, buna rağmen federal çözümü desteklediklerini söyleyerek aslında statükonun devamına hizmet ettiklerini vurguladı. Katıldığı televizyon programında Kıbrıs sorunu konusunda açıklamalarda bulunan Özersay, “Maalesef mevcut statükonun devamı Avrupa Birliği’ni, ABD’yi ve uluslararası aktörleri pek de rahatsız etmiyor, hatta bazı açılardan bu statükonun devamı ve çözümsüzlük menfaatleri ile de uyumludur. Bu nedenle olabilecek olanı değil, bugünkü şartlarda pek de gerçekleşmesi mümkün olmayan federasyonu destekleyerek bugünkü durumun devamını elde ediyorlar” ifadelerini kullandı. Özersay “Biz beğensek de beğenmesek de uluslararası aktörler aslında bugünkü statükonun devamına dolaylı olarak destek veriyorlar ve bunu da özellikle yanlış olduğunu bile bile Kıbrıs Rum yönetimini Kıbrıs Cumhuriyeti olarak kabul ederek ve federal çözümde ısrarcı olarak yapıyorlar” dedi. 

“ULUSLARARASI TOPLUM ÇÖZÜM İSTERMİŞ GİBİ GÖRÜNÜP GEREĞİNİ YAPMIYOR, SONUÇ YERİNE SÜREÇ İLE YETİNİYOR”

Bu görüşlerini temas ettikleri yabancılarla da paylaştıklarına dikkat çeken Halkın Partisi lideri Özersay şöyle konuştu: “Müzakereleri Kıbrıs sorununu çözecek ve sonuç alınmasına neden olacak bir araç olarak değil, doğrudan bir amaç olarak görüyorlar. Müzakereler başlasın ve devam etsin de sonuç alınmayacak olsa da önemli değil yaklaşımı ortaya koyuyorlar. Bugünkü statükodan AB, Birleşik Krallık ve ABD gerçekten rahatsız olsaydı ve çözüme dair tezleri de gerçekten federasyon olsaydı; Rum tarafına bizimle yönetimi ve zenginliği paylaşmalarına dair gereken baskıyı yaparlardı. Kıbrıs Rum tarafını yönetimi ve zenginliği Kıbrıs Türk tarafıyla paylaşması için zorlarlardı. Rum tarafına havuç ve sopa yok, ‘Biz federasyonu istiyoruz’ diyorlar o kadar. Sadece federasyonu hedefleyen bir müzakere sürecinin başlamasını istiyorlar. Federasyon için hiçbir şey yapmıyorlar, o zaman hepimiz gerçekten isteyip istemediklerini sorgulamalıyız.”

Özersay açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Olmayacağını gördükleri için zorlayabilirler. Mevcut statüko onların menfaatine yarıyor olabilir. Kıbrıslı Türklerle Rumlar anlaşmaya varsa ve ‘İngiliz üslerinin buradaki varlığı menfaatinize midir?’ diye sorgulamaya başlasa İngiliz ulusal güvenliği açısından bu riskli değil midir? Örneğin İsrail’le, Ürdün’le veya Ortadoğu’daki başka bir devletle buradaki yapı kendi içinde bir dış politika geliştirirse, körfezdeki bazı ülkelerle müttefik olursa, İngiltere’nin havadan istihbarat faaliyeti diğer ülkeleri rahatsız etmeyecek mi? Bu bir risk faktörü değil mi? Bunların hepsini bir kenara yazmak lazım. Bu bir kurgu değil, realitedir. Real politik açısından bir analiz yapacaksak, ABD yönetimi ‘Federal çözüm istiyorum’ diyor ama gereğini yapmıyor. Bugünkü statüko ABD’ye bu coğrafyada bir hareket alanı sağlıyor. Kıbrıslı Rumlardan lisans alıp gelip kazı yapabiliyorlar. Rusların Güney Kıbrıs’a girişini engelleyebiliyor mu? Kısmen evet.  Kıbrıs’ta bir çözüm, ABD, İngiltere, AB için belki daha iyi olabilir ama bunun güvencesi kimsede yok. Çözüm olduğunda bir risk almış olacaklar, bunu düşünüyorlar ve o nedenle de kendi üzerlerine düşeni ek de yapmıyorlar. Risk almak yerine federasyon istiyoruz deyip, federasyonun kendi haline bırakıldığında olamayacağını gördükleri için mevcut statükonun devamını güvence altına almak istiyor olabilirler.”