HP GENEL SEKRETERİ AHMET TOKATLIOĞLU: YAŞANANLARIN NORMALLEŞTİRİLMESİ DEMOKRASİMİZ İÇİN TEHLİKELİDİR.

HP GENEL SEKRETERİ AHMET TOKATLIOĞLU: YAŞANANLARIN NORMALLEŞTİRİLMESİ DEMOKRASİMİZ İÇİN TEHLİKELİDİR.

“YAŞANANLARIN NORMALLEŞTİRİLMESİ DEMOKRASİMİZ İÇİN TEHLİKELİDİR”

Halkın Partisi Genel Sekreteri Ahmet Tokatlıoğlu, parti olarak başından beri, Genel Başkan dururken bir UBP vekiline hükümet kurma görevinin verilmesinin demokratik teamüllere aykırı olacağını söylediklerini hatırlatarak, Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın Ünal Üstel’e bu görevi vermesinin meşru olmadığını ifade etti. Demokrasinin ciddi yara aldığını, siyaset yapmanın anlamsızlaştığını belirten Tokatlıoğlu, “Son üç hükümete baktığımızda, hükümet kurma görevi alındıktan sonra yapılan partilerle görüşmeler kurgu duruyor. Önceden dizayn edilmiş bir hükümet kuruluyor sonunda. Bu defa da aynı şekilde olacağını artık sadece siyasiler değil tüm toplum öngörüyor. Genel Başkanımızın ve vekillerimizin bir süredir söylediği gibi UBP’nin kurultayından %61 oyla Genel Başkan seçilen kişinin dışında herhangi bir vekile hükümeti kurma görevi verilmesi meşru ve demokratik değildir. Halkın Partisi’nin de meşru olmayan bir yapı içinde yer alması söz konusu olamaz” diye konuştu.

“YENİ KURULACAK HÜKÜMETİN MEŞRUİYETİNİ TOPLUM DA SORGULAMALIDIR”

Ülkede yaşananların demokrasi ve hukuk devleti anlayışını tehlikeye soktuğunu aktaran HP Genel Sekreteri, siyaset yapmanın anlamsızlaşacağı günlere doğru gidildiği uyarısında bulundu. Tokatlıoğlu şöyle konuştu: “UBP’nin milletvekilleri toplanarak hükümeti kurma görevinin kime verileceği konusunda bir değerlendirme yaptılar. Sayın Faiz Sucuoğlu’nun istediği karar alınamadığı için, Parti Meclisi’nde bir aday belirlemeyi tercih etti ve çarşamba gününü işaret etti. Büyük ihtimalle Parti Meclisi’nde Faiz Sucuoğlu’nun istediği ismin belirlenmesi tehlikesine karşı, Cumhurbaşkanı görevi alelacele, yangından mal kaçırır gibi Ünal Üstel’e verdi. UBP kurultayında en düşük oyu alan Genel Başkan adayı Ünal Üstel, bu görevi almış oldu. Bu durumun meşruiyeti hem UBP içinde hem de toplum tarafından sorgulanması gerekiyor. Yaşananların normalleştirilmesi demokrasimiz için tehlikelidir. Artık siyaset zeminini ve anlamını kaybetmeye başladık. Siyasetin zemini demokrasidir, hukuk devletidir. Eğer biz demokrasiyi, yasalara uymayı, hukuk devletini korumayı kabullenmezsek günün sonunda demokratik olmayan, siyaset yapmanın anlamsızlaşacağı bir ülkeye sahip oluruz.”