HP GİRNE MİLLETVEKİLİ ADAYI AHMET TOKATLIOĞLU: ” BOYKOT, MEVCUT STATÜKONUN ELLERİNİ OVUŞTURDUĞU BİR DURUMDUR”

HP GİRNE MİLLETVEKİLİ ADAYI AHMET TOKATLIOĞLU: ” BOYKOT, MEVCUT STATÜKONUN ELLERİNİ OVUŞTURDUĞU BİR DURUMDUR”

HP GİRNE MİLLETVEKİLİ ADAYI AHMET TOKATLIOĞLU:

BOYKOT, MEVCUT STATÜKONUN ELLERİNİ OVUŞTURDUĞU BİR DURUMDUR

Halkın Partisi (HP) Girne milletvekili adayı Ahmet Tokatlıoğlu, Kulis Kıbrıs’ta Ulaş Barış’ın konuğu oldu.

HP milletvekili adayı Ahmet Tokatlıoğlu, siyasete genç siyasi vizyonun katılması gerektiğine işaret ederek, genç siyasetçilerin topluma hizmet etmesinin öneminden bahsederek bu amaçla aday olduğunu söyledi.

Tokatlıoğlu, HP’nin diğer partilerle karşılaştırıldığında en genç aday listesine sahip olduğunu belirterek, 18 kadın adayla en fazla kadın adayın da HP’den çıktığına işaret etti. Tokatlıoğlu, bunun gurur verici olduğunu dile getirerek, seçimlerin ardından hükümette halk için yer alacaklarına inancını belirtti.

Seçimi boykot edecek bir kesim ile ilgili de konuşan Tokatlıoğlu, bir tepki verilmesini haklı bulduğunu ifade ederek, “Ancak boykot en istemediklerimizin pastasının büyümesine yol açar. Aslında, amaçlanan, hedeflenen sandığa gitmeyerek tepki göstermek olmasına rağmen, mevcut statükonun da ellerini ovuşturduğu bir durumdur” dedi.

Tokatlıoğlu, herkesi sandığa, iradeyi göstermeye davet ederek, bu sistemi değiştirebilecekleri noktada oy kullanmalarını rica etti. Sandığa gidilmezse, bu sistemi yaratanların, bu sistemden beslenenlerin daha da büyüyeceğini, mecliste temsiliyetlerini artıracaklarını anlatan Tokatlıoğlu, hem yasamada hem yürütmede statükonun daha da büyüyeceğini kaydetti.

“YİNE TERTEMİZ HALKIN KARŞISINA ÇIKIYORUZ”

Tokatlıoğlu, 2018’de 9 milletvekili çıkararak iyi bir sonuç aldıklarını, hemen hükümetin içerisinde yer aldıklarını ve o dönemlerde birçok krizler yaşandığını anlattı.

Siyasette yeni kurulmuş bir parti olarak 40-50 yıllık siyasi partilerle kıyaslandığında, partinin bürokrat yapısının da tam oturmuş olmadığını ifade eden Tokatlıoğlu, bu süreçte çok büyük dersler de çıkardıklarını, tecrübe kazandıklarını söyledi.

HP’nin ne yolsuzluk ne de arsızlığa bulaşmadığını belirten Tokatlıoğlu, “Biz yine tertemiz halkın karşısına çıkıyoruz. Yine iyi bir sonuç alacağımıza inanıyorum” şeklinde konuştu.

İlk siyasete girer girmez hükümette yer almak yerine muhalefette yer almalarının daha iyi olup olmadığı konusunda soruyu değerlendiren Tokatlıoğlu, HP açısından bunun o dönemde daha iyi olabileceğini söyledi.
Tokatlıoğlu, o zamanı günün şartlarıyla ve toplumsal ihtiyaca göre değerlendirmek gerektiğini, dörtlü hükümete girmenin de doğru bir karar olduğunu ifade etti.

ÖNCELİKLERİMİZDEN BİRİ ‘VATANDAŞLIK YASASI’

Tokatlıoğlu, hem dörtlü hükümette hem de ikili hükümette yer aldıklarında çok fazla yasal hazırlık yaptıklarına işaret etti.
Vatandaşlık yasası hazırladıklarını, çalışma izniyle vatandaşlık verilmesi yerine yeşil kart uygulamasına geçilmesi için çalışmalar yaptıklarını anlatan Tokatlıoğlu, vatandaşlık kriterlerinin net olarak belirlendiği, vatandaşlığın siyasi bir malzeme olmaktan çıkarılmasını sağlayacak bu yasanın, her iki hükümet döneminde de koalisyon ortaklarını ikna edemedikleri için geçirilemediğini kaydetti.
Edindikleri tecrübeyle, hükümette yer alacaklarına inancını belirten Tokatlıoğlu, birincil önceliklerinden birinin de ‘vatandaşlık yasası’ olduğunu söyledi.

HALK GELECEK KAYGISI YAŞIYOR

Tokatlıoğlu, küresel pandemi krizinin getirdiği, arz-talep dengesinin darmadağın olması ve TL’nin değer kaybı ve enflasyonun yüzde ellilerin üzerinde seyretmesinin emekçiyi, sanayiciyi, tüccarı da çok ciddi sıkıntılara soktuğunu söyledi. Tokatlıoğlu, alım gücünün düşmesi ve pahalılığın artmasıyla bugün çok büyük bir sorun yaşandığını anlatarak, halkın bir gelecek kaygısı yaşandığını ve toplumun kendi temel ihtiyaçlarını karşılayamayacak noktaya geldiğini belirtti.
Tokatlıoğlu, asgari ücreti kamudaki en düşük maaşa endekslemenin ve her sene pazarlık konusu olmaktan çıkarılmasının önemine değindi.

SİYASİLER KAYIT DIŞI EKONOMİ SÖYLEMİNDEN KORKUYOR

Kayıt dışı ekonominin kayıt altına alınması ile ilgili de konuşan Tokatlıoğlu, kayıt dışı ile mücadele konusunda Ticaret Odasında bir rapor çıkardıklarını ve yol rehberin hazır olduğunu söyledi.
İlke olarak atılması gereken adımların uzmanlar tarafından hazırlandığını ifade eden Tokatlıoğlu, birinci adımın Maliye bünyesinde kayıt dışı mücadele ekibinin oluşturulması konusu olduğunu, bugüne kadar hükümetlerin bu konuda dahi bir adım atmadığını kaydetti.

Siyasilerin kayıt dışı ekonomi söyleminden çok korktuğuna dikkat çeken Tokatlıoğlu, mevcut vergi mükelleflerinin boğazına daha çok basılacağı algısının oluştuğunu, oysa, bunun bu şekilde olmadığını anlattı. Vergiyi tabana yaymak, vergi oranlarını aşağıya çekerek ödenebilecek seviyelere getirmek gerektiğini anlattı.

Tokatlıoğlu, “Kendi ayakları üzerinde duran bir ekonomi diyoruz. Ama gerekli adımları atmıyoruz. Bu adımları atmak için de gerekli siyasi iradeyi göstermek zorundayız” dedi. Tokatlıoğlu yine bir koalisyon hükümeti olacağını, dolayısıyla da bu iradeyi tüm siyasi partilerin göstermek zorunda olduğunu söyledi.

TURİZMİ TEK BİR ALANA ODAKLAMAMAK GEREKİR

Casino turizminin bu ülke piyasasına pandemi öncesinde yıllık 690 milyon dolarlık katkısı olduğuna dikkat çeken Tokatlıoğlu, bunun büyük bir katkı olduğunu ancak bütün turizmi de tek bir alana odaklamamak gerektiğini belirtti.
Tokatlıoğlu, tarihi eserlerimize sahip çıkmadığımızı vurgulayarak, bunlara sahip çıkmak gerektiğini anlattı. Tarihi eserlerle ilgili ayrılan bir fon olduğunu ve bunun da amacı için kullanılmadığını ifade eden Tokatlıoğlu, fonların yasayla belirlendiğini, kullanım amacının açıkça belirtildiğini söyledi. Fiyat İstikrar Fonu örneğini de veren Tokatlıoğlu, bu fonun da amacına uygun kullanılmamasını eleştirdi.

BAĞIMSIZ DENETLEME KURULUŞLARINI GETİRMEK ZORUNDAYIZ

Fiyatların yükselmesi ve yeniden düşmemesi, bunun da denetlenmediği ile ilgili kendisine yöneltilen soruya yanıt veren Tokatlıoğlu şöyle konuştu:
“Küçük memleketlerde denetimi devlet yapmaktan çekiniyorsa, siyasi iradeyle, bağımsız denetleme kuruluşlarını bu ülkeye getirmek zorundayız. Hem kamuyu hem özel sektörü denetlesin ve düzene girelim. Eğer denetim olmazsa bundan sadece özel sektör ve kamu değil, herkes zarar görür. Denetimsizlikle geleceğimizden çalmış oluruz”

EURO’YA GEÇMEK YALNIZCA BİZİM İRADEMİZDE DEĞİL

Euro’ya geçişle ilgili de düşüncesini anlatan Tokatlıoğlu, Euro’ya geçmenin kısa vadede çok da kolaY olmadığını ifade etti. Tokatlıoğlu, bunun tamamen ülkenin iradesine bağlı olmadığını ve Avrupa Merkez Bankası ile bir uzlaşı içerisinde olmanın mecburiyetine değindi. Tokatlıoğlu, “Şu anda bizim ihtiyacımız Euro’ya geçmeyi konuşmak yerine, bu yaratılan ekonomik tahribatı nasıl kaldırırız, yaraları nasıl sararız bunun için adım atmaktır” dedi.

Tokatlıoğlu, HP olarak da bu konudaki görüşlerini birçok kez ifade ettiğini anlattı. Temel ihtiyaç malzemeleri, ilaç ve çocuk bezi gibi ürünlerde gümrüklerde yüksek vergi ve fonlar uygulandığını, bunu sıfırlayacaklarını söylediklerini belirten Tokatlıoğlu, yerel yönetimleri de sürecin içerisine dahil ederek, denetimi her noktada artırmanın önemine dikkat çekti.
Tokatlıoğlu, gümrükte bir süreliğine çıplak maliyet üzerine bir vergileme yapılması ve kur sabitlemeye gidilmesinin de zorunlu olduğunu kaydetti.

ÖNERDİĞİMİZ TARİHTE LNC’YE GEÇİLSEYDİ ÇOK DAHA UCUZ VE TEMİZ ENERJİ ÜRETİMİ ELDE EDECEKTİK

Elektrik konusunda da konuşan Tokatlıoğlu, 2018’de yönetime gelir gelmez KIB-TEK yönetim kurulunda ciddi bir rapor hazırlandığını ve o dönemki ve sonraki Ekonomi ve Enerji Bakanlarına sunulduğunu söyledi.
Tokatlıoğlu, o zamandan LNC’ye sıvılaştırılmış doğal gaza geçişi savunduklarını, kullanılan Fuel oil yakıtın hem çevre, hem hava kirliliği hem de sağlığa verdiği zarar nedeniyle kullanılmaması gerektiğini dile getirdi.
Tokatlıoğlu, Teknecik Elektrik Santrali’nin yalnızca çevresine bir zarar vermediğini ifade ederek, ülkedeki kanserin başlıca nedenlerinden biri olduğunu söyledi. Maliyet olarak da Fuel oil daha pahalı olduğunu anlatan Tokatlıoğlu, önerdikleri tarihte sıvılaştırılmış doğal gaza geçilseydi, yüzde 30 daha ucuz ve çok daha temiz bir enerji üretimi elde edileceğini vurguladı.

FEDERASYONA KATEGORİK OLARAK KARŞI DURUŞUMUZ YOK

Kıbrıs Sorunu ile ilgili de soruları yanıtlayan Ahmet Tokatlıoğlu, “Federasyona kategorik olarak karşı duruşumuz yok. Dünyada çok başarılı federasyon örnekleri var. Ama federasyonun dayandığı temel taraflar arasında paylaşımdır. Tarafların paylaşmaya hazır olması gerekir, bunun için de ya ekonomik olarak, ya siyasi olarak ya da tercih etmesek de askeri olarak denk olmanız gerekir siyasi bir paylaşmaya giresiniz. Şu anda şartlar buna hazır değil” dedi. Tokatlıoğlu, özellikle Annan Planı sonrasında AB, iki toplumun da ulaşma hedefiyken, şu anda Kıbrıslı Rumların bunun bir üyesi olduğu için taraf haline geldiğini, Kıbrıslı Türklerin de daha dezavantajlı duruma düştüğünü kaydetti.

DOĞAL GAZI, BARIŞIN TEMELİ, ARACI OLARAK KULLANMAYI ÖNERİYORUZ

Şu anda önümüzde büyük bir fırsat olarak doğal gaz olduğunu ifade eden Tokatlıoğlu, doğal gazın da yüz yıl sonra belki de hiç bir değeri olmayacağını, o nedenle de giderek enerji politikası ve kaynaklarının değiştiğini ve bu devinimi hızlandırmak gerektiğini anlattı.
Tokatlıoğlu, “İşbirliği olarak da doğal gazı barışın bir temeli, aracı olarak kullanmayı öneriyoruz. Dolayısıyla bizim söylediğimiz evrimsel bir süreçtir” dedi.