HP GÜZELYURT İLÇE BAŞKANI RAMADAN DURMAZER: UZLAŞI SAĞLAMADAN YASA GEÇİRMEK ÜLKEYE FAYDA DEĞİL, ZARAR GETİRİR

HP GÜZELYURT İLÇE BAŞKANI RAMADAN DURMAZER: UZLAŞI SAĞLAMADAN YASA GEÇİRMEK ÜLKEYE FAYDA DEĞİL, ZARAR GETİRİR

“UZLAŞI SAĞLAMADAN YASA GEÇİRMEK ÜLKEYE FAYDA DEĞİL, ZARAR GETİRİR”

Halkın Partisi MYO üyesi ve Güzelyurt İlçe Başkanı Ramadan Durmazer, belediye sayının azaltılmasını da içerecek şekilde Belediyeler Reformu’nun yıllardır üzerinde konuşulan ve parti olarak da gerekli gördükleri bir adım olduğunu ancak mevcut hükümetin yaptığı gibi acemice, iyi çalışılmadan, kriterle değil keyfi şekilde ve uzlaşı sağlanmadan aceleyle yasa geçirmenin ülkeye zararı olacağını ve ciddi idari bir kaos yaratacağını söyledi. Meşruiyet sorunu bulunan hükümetin kendi belediye başkanlarının ortaya koyduğu sorunları dahi göremediğini ve genel anlamda partililerine ve halka karşı kendisini sorumlu hissetmediği için süreci çok yanlış yürüttüğünü de vurgulayan Durmazer “İrade yok sayılarak kurulan böyle bir hükümet değil reform yapmak normal yasama faaliyetiyle düzgün yasa dahi yapabilecek durumda değildir çünkü genel anlamda makam ve menfaat kavgası her şeyin önüne geçmiş durumdadır” ifadelerini kullandı.

Katıldığı televizyon programında gündemin önemli konu başlıklarını değerlendiren Durmazer, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Belediyeler Reformu’nun bu haliyle ülkeye ne kadar yarar sağlayacağı tartışma konusudur. Ortada büyük bir bilinmezlik, belirsizlik var. Ülkenin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılar yetmezmiş gibi şimdi bir de yaratılan bu belediye keşmekeşiyle ekonomik ve idari sorunlar daha da derinleşecek endişesini taşıyoruz, Halkın Partisi olarak bu belediyeler adımının ciddi zararları olacağını şimdiden görebiliyoruz. Maalesef belediyeler siyasi menfaatlere ve beceriksizliğe kurban edilmektedir. Seçim olup olamayacağı da belli değil. Mevcut yasa henüz şekillenmemişken bir taraftan da Anayasa Mahkemesi süreci var. Yerel seçim için açıklanmış bir tarih var. Temenni edilen gerçekleşiyor mu emin değilim. 14 belediye denilerek yola çıkılmıştı. Sonra 18 belediye oldu. Her sesini yükselten hak kazanır duruma geldi ama daha da önemlisi gayrimeşru hükümetin ortakları kendilerine siyasi olarak yakın olan belediyelere ayrıcalık yaptılar, keyfi davrandılar bu çok açık. Eğer hedef özellikle küçük belediyelerin mali durumlarının düzeltilmesi ve iş yapar hale getirilmesi olsaydı bu konuda uzlaşılır, sayılar üzerinden tartışma sürdürülmezdi. Akılcı olan yol bu değildir. Belediye sayısının da azaltılacağı belediye Reformu yıllardır yapılması planlanan ve bizim de gerekli gördüğümüz bir adımdır. Ancak bu son dakikada, aceleyle, hazırlıksız yapılacak bir şey değildir. Amaç güçlü belediyeler yaratmaksa uzlaşıya varmadan sonuca yürümek ülkeye faydadan çok zarar getirir.”

 

“REFORM GİBİ RADİKAL DEĞİŞİKLİKLERDEN ÖNCE TOPLUM HAZIRLANMALI, HASSAS DENGELER GÖZETİLMELİ”

 

Yıllardır alışılagelmiş bir düzen ve her belediyenin farklı bir nüfus yapısı olduğuna dikkat çeken Ramadan Durmazer, değişikliğe gidilirken hassas dengeleri ve toplum huzurunu düşünmenin şart olduğunu belirtti. Bu sorunun her belediye için geçerli olduğunu anlatan Durmazer, “Diğer ülkelerde bu tür değişikliklere gidilmeden önce özellikle genç nesil üzerinden bir kamuoyu yoklaması yapılıyor. Toplum bu tarz reformlara, geçişlere önce hazırlanıyor. Yasa yapılması gerekeni düzenler ama toplumun hazırlanmasını sağlamaz. Bizim ülkemizde bu hassasiyetler gözetilmediği için toplumsal huzur zarar görüyor. Zaten ekonomik problemlerle mücadele eden halkın bu geçişe nasıl alışacağı ciddi bir endişedir bizim için” diye konuştu.

 

“KIBTEK’TE YAŞANAN AKSAKLIĞIN VE USULSÜZLÜĞÜN FATURASI HALKA KESİLDİ”

 

Kıb-Tek’teki süren sorunlarla ilgili soru sorulması üzerine Ramadan Durmazer, yönetimsel ve mali sorunlardan önce olaya halkın gözünden bakmak gerektiğini vurguladı. Ramadan açıklamasını şöyle devam etti: “Tüm bu sorunlar sürerken en çok ezilen ve zor durumda kalan halktır. Yönetilemeyen bir kurum var karşımızda. Hem kurumun yönetimi hem de bağlı olduğu bakanlık tarafı sorunlu… Sendika tarafında da sorunlar vardı şimdi biraz daha ayakları yere basar gibi. Kurum içindeki bu üç bacağın üçünden aynı sesi duyduğumuz hiç olmadı. Bir siyasi partinin bakış açısının tamamen halktan taraf olması gerektiğine inanıyoruz. Bu kadar yetki tartışması, usulsüzlük içinde en büyük zararı halk gördü. Sokakta biriyle konuştuğumuzda en büyük sıkıntıları ekonomi, yakıt ve elektrik diye sıralıyor. Ülkemizin iklim şartları ortada. İnsanlar ısınmak veya serinlemek zorunda. Bunu yaptığında bir sonraki ay gelecek faturadan emin değil. Demek ki iktidar tarafının halkı düşündüğü falan yok. Bu durumun toparlanması ve ihale sürecinin doğru işlemesi için gerekenin yapılması lazım. Yakıt alımı, ihale gibi teknik konuları halk tartışmıyor olmalıdır. Halk sadece aldığı hizmetin ne kadar iyi olduğunu konuşmalıdır. Ama biz halk olarak sabah akşam Kıb-tek konuşuyoruz. İş yerlerinin dara düşüp çalışamaz hale gelmesi de ayrı büyük bir sorundur. Tüm bunlara rağmen kalitesiz ve ihalesiz yakıt alımlarının devam edeceğini düşünüyoruz.”