HP MİLLETVEKİLİ AYŞEGÜL BAYBARS: HÜKÜMETİN, MUHALEFETİN SESİNİ KISARAK SEÇİM TARİHİ BELİRLEMEYE ÇALIŞMASI KABUL EDİLEMEZ

HP MİLLETVEKİLİ AYŞEGÜL BAYBARS: HÜKÜMETİN, MUHALEFETİN SESİNİ KISARAK SEÇİM TARİHİ BELİRLEMEYE ÇALIŞMASI KABUL EDİLEMEZ

Ayşegül Baybars

 

“HÜKÜMETİN MUHALEFETİN SESİNİ KISARAK SEÇİM TARİHİ BELİRLEMEYE ÇALIŞMASI KABUL EDİLEMEZ”

Halkın Partisi Milletvekili Ayşegül Baybars, Başbakan Ersan Saner’in “27 milletvekiline sahip iktidar olarak 21 muhalefet vekiliyle halkın iradesini tartışmayacağız” açıklamasını değerlendirdi, seçim tarihinin tüm partilerin uzlaşısıyla belirlenmesi gerektiğinin altını çizdi. Katıldığı televizyon programında gündemin önemli başlıklarına ilişkin görüşlerini paylaşan HP Milletvekili Baybars, Saner’in sözlerini şöyle yorumladı: “Bu durumun 27 veya 21 kişi olmakla ilgisi yoktur. Başbakan azınlık hükümetinin başkanı olduğunu unutmamalı. Kaldı ki, böyle bir dönemde mecliste temsil edilen tüm partilerin görüşüyle ve muhalefetin sesini kısmadan uzlaşma ile karar alınması gerekir. Fakat hükümet çoğunluğu elde edeceği bir komite kurarak bizleri göz ardı ederek karar almaya çalışıyor. Bu kabul edilemez.” 

“HÜKÜMET HUKUK DEVLETİNE UYGUN DAVRANMALI, BİR AN ÖNCE AKLISELİME DÖNMELİDİR” 

Yasanın Meclis Genel Kurulu’na gelmeden önce komiteden geçmesi gerektiğini aktaran Baybars, “Hükümet 15 Nisan’da, muhalefet ise 16 Nisan’da Hukuk Komitesi’ne bir öneri sundu. Bu yasa tasarıları zaten şu anda Hukuk Komitesi’nin gündemindedir. Meclis geçen hafta açılsaydı, bu konuyu görüşerek ara seçim ihtimalini ortadan kaldıracaktık. Şu anda ara seçim zorunlu haldedir. Anayasa yılda bir kez haziran ayında ara seçim yapılacağını söylüyor. Haziran ayının hangi gününde olacağını ise Meclis Genel Kurulu belirler. Dolayısıyla bizim ara seçim tarihini belirlememiz gerekiyor. Ara seçim yapmayacaksak, ki bizler yapılmaması gerektiğini düşünüyoruz, bunun için yasayı değiştirmemiz gerekiyor. Buna da hazır olduğumuzu söyledik. Eğer şimdi ara seçim tarihini belirlemez, yasayı da değiştirmezsek, Yüksek Seçim Kurulu (YSK), sıkıntıya düşecek ve bir karar vermek zorunda kalacak. YSK, yasama organın yerine geçerek tarih belirleyemeyeceğine göre meclis hükümetin neden olmasıyla kendi koyduğu yasaya aykırı bir tavır ortaya koymuş olacak. Bu da hukuk devletine uymaz. Hükümetin bizi bu noktaya sürüklememesi gerekiyor. Hükümetin bir an önce aklıselime dönmesi gerekiyor” ifadesini kullandı. 

“MECLİS ÇALIŞMALARINA 10 GÜNLÜK ARA VERİLMESİ KARARININ BİR GEÇERLİLİĞİ YOKTUR” 

Ayşegül Baybars, Danışma Kurulu’nun aldığı meclis çalışmalarına 10 günlük ara verme kararının bir geçerliliği olmadığını belirtti, ara verilmemesi gerektiği için itiraz ettiklerini anlattı. Baybars, “Bir temaslı durumu varsa Sağlık Bakanlığı meclisle ilgili tedbir almalıydı. Almadığına göre sağlık veya pandemi açısından bir tehlike olmadığı ortadadır. Hükümet tarafından keyfi ve hukuksuz bir karar alındı ama muhalefetin ve toplumun baskısıyla meclisi çalıştırmamayı göze alamadı ve sayemizde hukuk yolunu buldu” diye konuştu. Baybars, ilk günden itibaren parti olarak nisap sorunu yaratmayıp meclisin faaliyetlerini yürütebilmesi için katkı koyacaklarını söylediklerini ifade etti. 

“HÜKÜMETİN YASA TANIMAZ TAVRI HUKUK DEVLETİNİ VE DEMOKRASİYİ EROZYONA UĞRATIR” 

HP Milletvekili, muhalefet olarak başından beri yapıcı olmaya çalıştıklarını ancak “Pandemi döneminde sağlık ve ekonomiyle ilgili sıkıntılar aşılsın, hep birlikte bugünleri atlatalım” dedikçe hükümetin yasa, anayasa, içtüzük, demokrasi gibi kavramlardan haberi yok gibi davranmaya başladığını ve bu durumu normalleştirmeye çalıştığını söyledi. Baybars, hükümetin bu tavrının devamının ise ülkenin demokrasisinde ve hukuk devletine saygıda erozyona neden olacağının altını çizdi. Geçtiğimiz günlerde yargı bağımsızlığı ile sarf edilen sözlerin kabul edilmesinin de mümkün olmadığını belirten Baybars, “Yargı üzerimizde bir sigorta görevi görüyor. Dolayısıyla yargı bağımsızlığıyla ilgili hükümetin bir tek kelime bile ağzına almaması, anayasaya saygı gibi konularda umursamaz davranması, yasa tanımazlığa devam etmesi, ‘Ben yaparım olur’ anlayışıyla hareket etmesi hukuk devletini erozyona uğratır, demokrasi anlayışını ortadan kaldırır. Bu da bizi kötü günlere taşır, buna geçit vermeyeceğiz” diye konuştu.