HP MİLLETVEKİLİ JALE REFİK ROGERS: HÜKÜMETİN YÖNETEMEMESİNİN CEZASINI HALK ÇEKİYOR

HP MİLLETVEKİLİ JALE REFİK ROGERS: HÜKÜMETİN YÖNETEMEMESİNİN CEZASINI HALK ÇEKİYOR

HÜKÜMETİN YÖNETEMEMESİNİN CEZASINI HALK ÇEKİYOR”

Halkın Partisi Milletvekili Jale Refik Rogers, PCR ve antijen testleriyle ilgili hükümetin karar değişikliklerinin bir kaosa neden olduğunu söyledi.
Başbakan Ersan Saner’in testlerin aşısızlara ücretli, aşılılara ücretsiz olacağını açıklamasına rağmen Resmi Gazete’de herkese ücretli olacak şekilde bir kararın yer aldığını hatırlatan Rogers, gelen tepkiler üzerine bu kararın da değiştirilerek aşılılara ücretsiz hale dönüştürüldüğünü ancak bugün itibariyle hala halkın ne yapacağını bilmediğini, açıklamaların bir kafa karışıklığına yol açtığını anlattı. Televizyon programına katılarak gündemi değerlendiren Rogers, şu ifadeleri kullandı: “En üzücü olan hükümetin, iyi giden bir sistemi yerle bir etmiş olmasıdır. Yönetememelerinin cezasını halk çekiyor. Bu şekilde yönetilmeyi kesinlikle hak etmiyoruz.”

“HÜKÜMET PLANSIZ ALDIĞI KARARLA, SAĞLIK ALANININ İKİ SAYGIN MESLEK GRUBUNU BİRBİRİNE DÜŞÜRDÜ”

Testlerin ücretli olmasının Maliye Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı arasındaki bir anlaşmazlıktan doğduğunu belirten Rogers, “Maliye Bakanı’nın, testlerin nereden gelip kime yapıldığının kanıtlanamadığını, yüksek bir bedeli olduğunu ve bunu ödeyemeyeceklerini söylemesiyle birlikte bu tartışma başladı. Üzülerek söylemek isterim ki; biz parti olarak mart ayında Cumhuriyet Meclisi’nde Sağlık Bakanı’nı bu konuda uyarmıştık ve bazı sorular yöneltmiştik. Yetkilendirilen bazı özel laboratuvarların PCR testlerinde havuzlama yöntemiyle daha az test kiti kullanarak daha fazla test yapmak için bazı kısa yollar denediğini ve bunun testlerin güvenilirliğini düşürmekle birlikte halk sağlığını tehdit ettiğini, bu laboratuvarların denetlenmesi gerektiğini Sayın Bakan’a söylemiştik. Bakan da bunu bildiğini, bu sorunu çözmek için de ilgili laboratuvarlara ilişkin adım atacağını belirtti ama hiçbir adım atılmadı. Sağlık Bakanı sadece test sayısının artırılmasıyla övünerek bu süreçte üç maymunu oynadı. Geldiğimiz noktada, PCR’daki ‘yönetememeyi’ düzgün çalışan antijen testlerine de yansıtarak sistemi tamamen kilitlediler. Antijen testlerin uygulamaya girmesi, kişilerin kısa sürede sonuç almasını sağlayan, halkın kısa sürede ve kolaylıkla test yaptırmasının önünü açan güzel bir uygulamadır. Kimseyle konuşmadan ani bir kararlar antijen testleri eczacıların da yapabileceğine dair bir kararı Resmi Gazete’de yayımladılar. İşleyen bir sistemi bozdukları gibi laboratuvar çalışanlarıyla eczacıları da karşı karşıya getirdiler. Hükümet plansız aldığı kararla, sağlığın temel direği olan iki saygın meslek grubunu da birbirine düşürdü. Herhangi bir planlama olmadan ortaya atılan bir karardır. Doğru olan meslek gruplarıyla bir araya gelerek konuşarak bir planlama yaparak karar almaktı. Özveriyle çalışan birçok insanı ortada bırakarak bir kaos ortamı yarattılar” ifadesini kullandı.

“BU ÜLKE BİR KAPANMAYI DAHA KALDIRAMAZ”

13 Eylül’de okulların açılacağına, havanın da serinlemesiyle kapalı alanlarda geçirilecek sürelerin artacağına işaret eden HP Milletvekili Rogers, alınan başka kararların ve denetimsizliğin bulaşın artmasına neden olduğunu söyledi; “Testleri ücretli yaparak, ekonomik darboğazın olduğu bugünlerde test yapmaması için bir sebep yaratıldı” dedi. Rogers, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bazı iş kollarından 21 günde bir test istenecek olması riski artıran bir durumdur. Aşılı kişilerin de hasta olabildiğini hepimiz biliyoruz. Aşı ağır hastalığı, yoğun bakıma yatışı ve ölümü tabii ki önlüyor ama aşı olan kişiler hasta olup bulaştırmaya devam edebiliyor. Aşılı kişilerin hastalığı hafif geçirmesi de bazen bu virüsü fark etmeden ortama yayabilmelerinin de önünü açıyor. Dolayısıyla haftada bir test istenen iş kollarından hiçbir bilimsel dayanak olmadan 21 günde test istemek yanlış bir adımdır. 21 günde bir insan hastalığa yakalanıp başkalarına bulaştırıp negatife dönebilir. Kamu maliyesini desteklemek adına alındığı söylenen bu kararın kamu maliyesini çok daha zorlayacağını düşünüyorum. Çünkü salgını yönetmezsek bunun sonuçları kapanmaya kadar gidebilir. Yaz aylarında olmamıza rağmen yoğun bakımlarımızın dolu olduğu günler geçiriyoruz. Vaka sayılarımız bir süredir rekor seviyelerde seyrediyor. Ağustos ayında rekor sayıda ölümler yaşandı, bunda ihmalin de payı vardı. Bir yaşlı bakım evinde ciddi bir bulaş oldu. İleri yaşta, kronik hastalıkları olan aşısız kişilerin de olduğunu öğrendik. Böyle bir ortamda vaka sayılarını kontrol etmemiz gerekirken; okulların açılmasıyla vaka sayılarındaki artışta bir payının olacağını da hesaplamamız gereken bir dönemdeyken testleri ücretli ve uzun aralarla yapmak bulaşın artmasına zemin hazırlamaktır. Vaka sayıları arttıkça insanlar dışarı çıkmaktan korkacak, esnafa daha az katkısı olacak ve bir kez daha kapanmayı kaldıracak ekonomik durumumuz olmasa da yanlış kararlar bizi kapanmaya götürecek. Vaka sayılarının kontrolsüz artışının sağlık sistemine de darbe vuracağı kesindir. Zaten çok yorgun olan sağlık çalışanlarının daha da zorlanacağı bir döneme girmesine neden olacak.”