“İSTİKRAR SAYIYLA DEĞİL, SİYASET ANLAYIŞIYLA SAĞLANIR”

“İSTİKRAR SAYIYLA DEĞİL, SİYASET ANLAYIŞIYLA SAĞLANIR”

HP Genel Başkanı Kudret Özersay, geçmişte tek partili hükümetlerin kurulduğunu ama parti içi gelişmeler, istifalar ve kurultaylar nedeniyle istikrarın sağlanamadığını hatırlattı

“İSTİKRAR SAYIYLA DEĞİL, SİYASET ANLAYIŞIYLA SAĞLANIR”
Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, siyasi istikrarın siyaset anlayışı ve siyasi zihniyetle ilgili olduğunu, geçmişte tek başına iktidara gelen partilerin ülkede siyasi istikrar sağlayamadığını hatırlattı.
“Gerek parti içi çekişmeler, gerek kurultaylar nedeniyle tek başına gelmiş olsalar bile ülkeyi siyasi krize sürükleyen partiler olmuştu” diyen Özersay, , “Rakamlar tutsa bile vekiller bakan olmak için ya da yakınları müdür olsun diye sizi tehdit ediyorsa sizin iktidara gelmeniz değil istikrar, istikrarsızlık sağlar” diye konuştu.

Özersay, seçim sonrası bir koalisyonun kurulacağını ve mecliste grubu olan partilerin koalisyon kurmasının önemine işaret ederek, 5’ten az milletvekili olan hükümet ayağının komitelerde temsil edilemediğini, yasa tasarılarının meclisten geçirilemediğini, yasa yapamadığını anlattı

Özersay Genç TV’de yayınlanan Bugüne Dair programında Nazar Erişkin’n konuğu olarak gündemi ve seçim sürecini değerlendirdi.
Kudret Özersay, ekonomik sıkıntılar, pandemi süreci gibi nedenlerle yakın zamana kadar halkın gündeminde olmayan seçimle ilgili konuşarak, seçime yaklaştıkça halkın, kime oy vereceği noktasında karar vermeye başladığına işaret etti.
Özersay, yaptıkları gezilerde, sadece pandemi ve ekonomiyle ilgili değil, halkın çocuklarının geleceği konusunda da kaygı taşıdığını gözlemlediklerini söyledi. Özersay, “Halkta bir gelecek kaygısı var” dedi.
Vakaların arttığı bu günlerde, seçime katılım konusunda da konuşan Özersay, pandeminin seçime katılımı etkileyeceğini düşünmediğini söyledi. Özersay, temaslıların karantina altına alınmamasını gerekli kurallara uyulması halinde,  sakıncalı bulmadığını da belirtti.
KOALİSYONDA, MECLİSTE GRUBU BULUNAN PARTİLERİN OLMASI ÖNEMLİ
Koalisyon hükümeti ortaklarının, mecliste 5 milletvekili veya üzeri grubu bulunan partilerden olmasının önemine de işaret eden Özersay, aksi halde bir istikrar sağlanamayacağını belirtti. Özersay, geçmişteki örneklere de işaret ederek, 5’ten az milletvekili olan hükümet ayağının komitelerde temsil edilemediğini, yasa tasarılarının meclisten geçirilemediğini, yasa yapamadığını anlattı. Özersay, HP’nin mecliste grubu bulunan bir parti olarak da hükümette olmadığı zamanlarda dahi kuraklık paralarının ödenmesi, muhaceret affı, bütçenin geçmesi gibi konularda da destek verdiğini söyledi.
Ulusal Birlik Partisi’nin (UBP) tek başına iktidar olacağı yönündeki söylemlerinin hatırlatılması üzerine ise Özersay, “İstikrar, siyaset anlayışıyla ve siyasi zihniyetle ilgilidir. Tek başına iktidarla istikrar sağlanacak demek değildir” dedi. HP’nin hükümette olduğu dönemdeki hükümetleri istikrarlı hükümet olarak da değerlendiren Özersay, “Rakamlar tutsa bile vekiller bakan olmak için ya da yakınları müdür olsun diye sizi tehdit ediyorsa sizin iktidara gelmeniz değil istikrar, istikrarsızlık sağlar” diye konuştu.

HERKES DÖNDÜ DOLAŞTI BİZİM DEDİĞİMİZ NOKTAYA GELDİ

Prograda, ülkede şu anda iç açıcı bir durum yaşanmadığını ve ekonomik anlamda insanların endişeli günler yaşadığını da ifade ederen Özersay, herkesin alım gücünün eridiğini ve ciddi bir fakirleşme yaşandığını söyledi. HP olarak bir buçuk ay önce  kampsamlı bir paket hazırladıklarını belirten Özersay, hükümetin ayakları yere basan bir vizyon ortaya koyamadığına dikkat çekerek, “Bugün görüyoruz herkes döndü dolaştı bizim dediğimiz noktaya geldi” dedi.
Özersay, pahalılığın önlenmesi için, fon, gümrük, vergilerde sıfırlamaya gidilerek, fiyatların rafa yansımasında denetim yapılması, çıplak fiyat üzerinden vergi hesaplanması, akaryakıt zammının Fiyat İstikrar Fonu kullanılarak önlenmesini önerdiklerini anlattı. Aynı zamanda kamu maliyesindeki gelirleri artırmak için de fikirler ortaya koyduklarının altını çizdi.

ASGARİ ÜCRETİ İYİ BİR NOKTAYA GETİRMEK MÜMKÜN
Hayat Pahalılığının maaşlara altı ayda bir değil, iki, teknik olarak mümkünse de ayda bir maaşlara yansıması gerektiğini de ifade eden Özersay, asgari ücretin de pazarlık konusu olmaktan çıkarılmasının şart olduğunu söyledi.
Özersay, asgari ücretin kamudaki en düşük maaşla sabitlenerek, böylelikle de güncellenmesinin sağlanmasının şart olduğunu belirtti. Özersay, hükümetin asgari ücreti yükselterek işveren ve firmalarla ilgili dengeli bir karar almadığına değinerek, “Hükümet yüzüne gözüne bulaştırdı” ifadelerini kullandı. Özersay, HP olarak, öngörülebilir prim desteği yanında, peşin KDV uygulamasından vazgeçilmesi ve enflasyon muhasebesine geçilmesiyle işverene destek verilebilmsiyle de asgari ücretin iyi bir noktaya getirilmesinin mümkün olduğunun altını çizdi.

BİLİNİZ Kİ 7 BİN TL BRÜT İYİLİK DEĞİL HAYAT PAHALILIĞININ YANSIMASIDIR

Özersay, “Asgari ücret artırılarak büyük iyilik yapılmış müthiş dokunuş olmuş gibi gösteriliyor. Son 6 ayda enflasyon yüzde 37.2 artmıştır. Bu hesaplandığında asgari ücrete uygulanırsa yine brüt 7 bin TL olur. Asgari Ücret hayat pahalılığı oranında artırılıyor. Asgari ücretliye sesleniyorum. Biliniz ki 7 bin TL brüt olması iyilik değil, zaten hayat pahalılığının yansımasıdır”  dedi. Özersay, asgari ücretle ilgili hükümet ortaklarından bir tarafın karar verdiği bir tarafın da engellediği durumu yaratmasını son derece populist bir yaklaşım olarak değerlendirdi.

TC’DEKİ UYGULAMA BURADA DA UYGULANSIN DİYE KARAR ALINDI ADIM ATILMADI

Özersay, Türk Lirası’nın değer kaybı nedeniyle yaşanan sıkıntıların bir protokolde bu konunun yer alacağı bir masada oturulup anlatılmasının önemine işaret etti.  Belirli sürede yaşanacak sıkıntıların anlatılması halinde, Türkiye’den bu konuyla ilgili kaynak istenebileceğini belirten Özersay, “Bu maaş talep etmek değildir. Eğer doğru anlatılırsa, TL kullanımından dolayı değer kaybının kompanse edilmesi için destek almak mümkündür” dedi.
Özersay, TC’de enflasyon ile ilgili bir adım atıldığını anımsatarak, KKTC Maliye Bakanı Dursun Oğuz’un Türkiye hükümet yetkilileriyle görüşerek kur korumalı mevduat hesaplarının ülkede uygulanması kararını aldığını da hatırlattı. Özersay, halen daha bu konuda bir adım atılmaması ile ilgili, “Uygulanacak mı, uygulanmayacak mı? Gecikme bile yeni bir belirsizlik demektir” şeklinde değerlendirdi.
Özersay, sandık görevlileriyle ilgili de HP’nin geçmiş yıllardan farklı bir adım atma kararı aldığına dikkat çekerek, partiden 700 kişinin sandıklarda temsilci olarak duracağını ifade etti. Özersay, bu nedenle de bu kişilere eğitim verilmeye başlandığını da sözlerine ekledi.
Aynı zamanda, sandıklarda gözlemcilerin de yer alanacağını ifade eden Özersay, parti mensubu toplamda 1000’e yakın kişinin seçim için organize olduğunu, bunun güvenilir bir seçim ortamı için etkisi olacağını belirtti. Bu seçimin önemine işaret eden Özersay, seçimin geleceğe olan belirsizliği bir oranda kaldırabileceğini ifade etti.
UBP’nin 40 yıllık siyasi bir parti olduğunu, hatta geçmişte Türk Mukavemet Teşkilatı (TMT) ve benzeri bir örgüt yapısıyla hareket ettiğini söyleyen Özersay, örgüt yapısıyla yakın zamanda kurulan partilerle mukayese edilemeyeceğini kaydetti.
Özersay, UBP’de menfaat ilişkilerinin yüksek oranda olduğuna da dikkat çekerek, kişisel menfaati için bu partiyi destekleyecek olan bir kesimin varlığına değindi. Özersay, “Değişim, zaman alacak birşeydir. HP olarak seçimin ertesinde istikrarlı bir hükümet olacağı inanıyoruz. Kendimizi koalisyonda sahada görüyoruz” dedi.
Seçimde karma oyla ilgili de eğitilim arttığının gözlemlendiğine işaret eden Özersay, “Sandığa gitmeme oranının yüksek olacağını düşünmüyorum. Gün geldiğinde sandığa gitme oranı artar” diye konuşmasını sürdürdü. Özersay, seçimde mühür vurmanın önemini anlatarak, en çok karma oy alarak seçilen bir milletvekili olarak, kişiye verilen oyun partiye olumlu bir etkisi olmadığını anlattı. Özersay, kişiye verilen oyun o kişiyi meclise koyamayabileceğini söyledi.