ÖZERSAY: ADALET BAKANLIĞI YARGIYA SİYASİ MÜDAHALENİN ÖNÜNÜ AÇABİLİR.

ÖZERSAY: ADALET BAKANLIĞI YARGIYA SİYASİ MÜDAHALENİN ÖNÜNÜ AÇABİLİR.

HP Genel Başkanı Kudret Özersay ve heyeti, Barolar Birliği ziyaretinde, kapalı kapılar arkasında KKTC’de Adalet Bakanlığı kurulmasının konuşulduğuna dikkat çekerek vurguladı:

“ADALET BAKANLIĞI YARGIYA SİYASİ MÜDAHALENİN ÖNÜNÜ AÇABİLİR”

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay, ülkede Adalet Bakanlığı kurulması durumunda, böyle bir durumun siyasi karışmalara, müdahalelere kapı aralayabilecek riskli bir durum olduğunu belirtti.
Özersay “Biz hukuk devleti ve hukukun üstünlüğüne inanıyoruz. Kıbrıs Türk halkı küçük bir toplum olduğu için biz Adalet Bakanlığı ve benzeri uygulamalara karşıyız. Çünkü böyle bir durumda yargıya siyasi müdahalenin önü açılabilir” dedi.
Seçim çalışmaları çerçevesinde sivil toplum örgütlerine ziyaretlerini sürdüren HP, son olarak Kıbrıs Türk Barolar Birliği’ni ziyaret etti.
Hasan Esendağlı başkanlığındaki Barolar Birliği yönetimi ile yapılan görüşmede konuşan Özersay, “Öncelikle hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü açısından gerek Barolar Birliği gerekse avukatlık mesleğini icra eden herkesin bu konuda fikirlerinin çok önemli olduğunun bilinci içerisindeyiz. Kuşkusuz ortak hassasiyet ve endişelerimiz var” dedi.

“ORTAK HASSASİYETLERİMİZ VAR. EN ÖNEMLİSİ LAİKLİK VE YARGI BAĞIMSIZLIĞI”
Özersay, dini eğitim ile dinin öğretilmesinin arasında önemli bir fark olduğunu ve başta laiklik olmak üzere yargı bağımsızlığı gibi hususların Halkın Partisi ile Baronun ortak hassasiyetleri olduğuna inandıklarına dikkat çekti.
“Hukukun üstünlüğü ve hukuk devleti ortak hassasiyetimiz. Laikliğin korunması, yargının bağımsızlığı ortak endişemiz. Hukukun üstünlüğü son derece yaşamsal konulardır” diyerek sözlerine devam eden Özersay, “Kıbrıs Türk Barolar Birliği özellikle yargı bağımsızlığı bağlamında yargının üzerine konulan baskılara karşı bir duruş koydu. Biz de onlarla birlikte onların yanında durduk. Biz bunu önemsiyoruz. Özellikle laiklikle bağlantılı dinin öğretilmesi ile dini eğitim arasındaki ince çizginin kaçırılmaması gerektiğini, Atatürk ilke ve inkılapları çerçevesinde bir devlet yönetiminin olmazsa olmaz olduğunu vurgulamak isterim” dedi.

“BÖYLE BİR ADIM KABUL EDİLEMEZ”
Bir süredir kapalı kapılar ardında KKTC’deki yargı sisteminin kendine has özelliklerinin tartışılarak bazı köklü değişiklikler yapılmaya çalışıldığını ve Adalet Bakanlığı benzeri bir yapının kurulmasının konuşulmasına karşı olduklarını belirten Özersay; “Bize göre KKTC’nin İngiliz hukuk sisteminin devamı niteliğindeki yargı sisteminin revize edilmesi belli açılardan desteklenebilir ancak Adalet Bakanlığı gibi bir adımın atılması kabul edilemez. Çünkü bunun küçük bir toplum olan Kıbrıs Türk halkı bağlamında siyasi karışmalara, müdahalelere kapı aralayabilecek riskli bir durum olduğunu düşünüyoruz. Tabii ki adliyenin güçlendirilmesi açısından personel takviyesi ve bazı revizeler önemlidir ama diğer yaklaşımlar ciddi risk içerdiği için doğru bulmuyoruz” dedi.

“LAİKLİK HASSASİYETİMİZDİR”
Hükümette oldukları dönemde bazı yasa güncellemeleri ile ilgili olarak Barolar Birliği’nin de katkılarıyla çalışmalar yaptıklarını belirten Kudret Özersay sözlerini; “Önümüzdeki dönemde de bu işbirliğinin devamını diliyoruz. Ortak endişe ve hassasiyetlerimiz ile ilgili olarak birlikte duruş sergilemekten Halkın Partisi hiçbir zaman kaçınmaz. Özellikle pandeminin ertesinde yaşanan ekonomik kriz, borç- alacak ilişkisini ciddi anlamda etkiliyor, gerek avukatlar gerekse mahkemeler bağlamında önümüze ağır bir gündem ortaya çıkarıyor. Önemli olan seçim değil aslında yakın gelecekte daha da ağırlaşacak olan ekonomik koşullar nedeniyle yargı sisteminin de üzerine binecek olan yük ve bunun aşılması tabii ki. Ortak akılla hareket etmek için hukukun üstünlüğü, insan haklarının korunması, laiklikle ilgili hassasiyetler için tekrar hatırlatmak isteriz” diyerek bitirdi.