“Rehavete kapılmamalıyız ve yaşam şeklimizi değiştirmeliyiz”

“Rehavete kapılmamalıyız ve yaşam şeklimizi değiştirmeliyiz”

 

 

Halkın Partisi Gazimağusa Milletvekili Dr. Hasan Topal, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Covid-19’la mücadelede başarılı bir sınav verdiğini söyledi. BRT’de programa katılan Topal, izolasyon, sosyal mesafe ve diğer tedbirlerde halkın bu sürece olumlu katkı sağladığını belirtti ve sürecin henüz bitmediğine dikkat çekti: “Vaka sayılarına bakınca başarılı süreç geçirdiğimizi görmek mümkündür, kontrol altındadır. Bu önemlidir. Bu başarımızın taçlanabilmesi için artık yaşam şeklimizi değiştirmemiz gerekiyor. Bundan sonra rehavete kapılırsak, gelecek olan ikinci dalga salgının altından kalkamayız. Tedbirli olmak zorundayız. Yaşamımızı salgın hastalık varmış gibi kurgulayacağız. Bu bizim tarihimizde de var. Bizim nesil ilk defa karşılaşmış olsa da bu ülke birçok salgın hastalığı yaşamıştır. Bugün edindiğimiz tecrübeyi kullanacağız. Önemli olan salgınla yasaklarla değil, yaşam tarzımızı değiştirerek mücadele etmek. Bireyler sağlıklıysa o toplum canlı kalır, üretir. Aksi halde yok olur gider.”

Kapıların erken kapanmasının çok önemli bir adım ve doğru bir önlem olduğunu söyleyen Milletvekili Topal, bundan sonra ne yapılacağının önemli olduğunu belirtti: Bizim ekonomik yapımız, dış dünyayla olan ilişkimiz üzerine kurulu. Turizm, eğitim gibi… Çevre ülkelerde ve dünyada bu salgın durmadan bizim tedbiri elden bırakmamamız gerekiyor.”

 

“Sosyal medyadaki bilgi kirliliğinin önüne geçilmelidir”

 

Sayı olarak çok test yapmak değil doğru kişilere test yapmak gerektiğine vurgu yapan Gazimağusa Milletvekili Topal, az nüfus olma bir avantajını kullanarak kimlerin bağışıklık kazandığını anlamak yönünde bir çalışma yapmanın da önemli olduğunu ifade etti. İşin psikolojik yönünün de göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Topal, sosyal medya veya basındaki bilgi kirliliğinin de önüne geçilmesinin şart olduğunun altını çizdi: “Sosyal medya çok önemlidir ancak insanların doğru haber alması daha da önemlidir. Hem yanlış bilgi yayılmasının hem de fikir özgürlüğü adı altında hakaret edilmesinin önüne geçilmelidir. Çoğu donanımlı ve ülkeye faydası olabilecek insan sosyal medyadaki hakaretlerden yılıp köşesine çekilme noktasına gelmiştir. Kültür ve okuma seviyesi yüksek bir milletiz aslında ama bunları süzebilmek de gerekir. Herkesin her konuda uzman olduğunu sandığı bir dönemdeyiz. Halbuki emek verip çalışmadan hiçbir şey olmaz, bilgi edinilmez. Bilgi olmadan da üretemezsiniz. Ürettiğiniz sürece kimseye ihtiyacınız olmaz. Şu an bizim yapmamız gereken tarıma yönelmektir. Lokomotif sektör tarım olmalıdır. Karamsarlığa gerek yok. Bu işin altından kalkacağız, güzel günler gelecek.”