Sigortaları Batıranlardan Hiçbir Çözüm Beklentimiz Olamaz

Sigortaları Batıranlardan Hiçbir Çözüm Beklentimiz Olamaz

“Halkın Partisi Bu Sorunu Çözer”

Halkın Partisi Sosyal Sigortalarda uzun yıllardır yapılan yanlış uygulamalar sonucunda kurumun batırıldığına, bu nedenle bu kurumu batıran ve şu anda hükümette olan aynı isimlerden ve aynı anlayışlardan çözüm yönünde medet umulamayacağına dikkat çekerek, göreve geldiklerinde sosyal sigortalardaki sorunların çözümü için atacakları adımları ve alacakları tedbirleri açıkladı. Açıklamada “biz sosyal sigortalardaki bu sorunları kararlı duruşumuzla çözeriz” denildi. Çözüm önerilerinin de yer aldığı Halkın Partisi açıklaması tam metni şöyle:

“Bakanlar Kurulu Kararları incelendiği zaman, 2 Ocak 2014’ten bugüne, Sosyal Sigortalar konusunda alınan 126 kararın 80’i, sosyal sigorta “maaşlarının sorunsuz bir şekilde ödenebilmesi amacıyla” yapılan borçlanmalarla ilgilidir. Bu ilgili kararlar, Devlet Kefalet Senetleri ile alınan borçların vadelerini sadece bir ay uzatmak için alınmış kararlardır. İlgili kararlar kulağa hoş duyulsun diye, “maaşlarının sorunsuz bir şekilde ödenebilmesi amacı” her alınan kararda tekrarlanmaktadır. Bu durum da devlet bütçesi gibi Sosyal Güvenlik Kurumunun da bitkisel hayatta can çekiştiğinin kanıtıdır.

Bu bize geçmiş hükümetlerin plansızlık ve programsızlığın yanı sıra, hiçbir konuda olmadığı gibi bu önemli konuda da herhangi bir önlem almadığını göstermektedir. Bu acı gerçek de Sosyal Sigortalar Dairesinin neden batakta olduğunu açıklamaktadır.

Bu durum, özellikle yıllarca çalışmış Sigorta emeklilerimizin yarınları için büyük bir tehdit oluşturmaktadır. Halkın Partisi’nin Sosyal Sigortalar Dairesinden elde ettiği bilgiye göre, 31 Aralık 2015 borç stok tablosu aşağıdaki gibidir:

 

 

Paylaşılan tablo göstermektedir ki, 31 Aralık 2015 itibariyle Sosyal Sigortalar Dairesinin İhtiyat Sandığı Dairesine olan 100 milyon TL borcunun yanı sıra, yedi yerel bankaya toplam 114.9 milyon TL borç bakiyesi bulunmaktadır. Yapılan hesaplamalara göre, toplam 230 milyon TL olan borcun 2011’den bu yana geri hiçbir ödemesi gerçekleştirilmemiş, sadece oluşan “borç faizinin” takriben %20’si ödenebilmiştir. Ayrıca, bankalar toplam borcunun yarısından fazlası (61,685,618 TL) herhangi bir şekilde yapılandırılmamış veya bu yönde herhangi bir girişimde bulunulmamıştır. Görülmektedir ki, aynı tarihlerde farklı bankalardan alınan borç faiz oranlarında bile herhangi bir istikrar aranmamış, faiz oranlarındaki farklılık göz ardı edilmiştir. Ek olarak, İhtiyat Sandığından alınan 100 milyon TL tutarındaki borca ilişkin herhangi bir taksit bilgisi bir yana, faiz oranlarına dahi ulaşılamamıştır.

Yukarıda bahsettiğimiz gibi, bu borcun vadesi 2014’ten bugüne 80 kez sadece bir ay gibi kısa bir süreliğine uzatılmıştır. Peki bu borcun aylık faizi ne kadardır? Ortalama %13.4 faiz ve komisyon oranı ile otuz gün üzerinden hesaplandığı zaman, aylık faiz tutarı 1,262,928 TL’dir. Hesaplanan borç faizinin sadece %20’sinin geri ödenmiş olduğu varsayıldığında bile, geciktirilen her ay Sosyal Sigortalar Dairesinin borç stoğu takriben 1 milyon TL artmaktadır. Diğer bir deyişle, Dairenin içinde bulunduğu borç batağından çıkması göz göre göre daha da zorlaştırılmaktadır. Bu 1 milyon TL’lik aylık faiz giderinin tamı tamına 2,890 asgari ücretli çalışanın aylık Sosyal Sigortalar prim yatırımlarına eşit olduğu düşünüldüğü zaman, yaşanılan kaybın büyüklüğü bir o kadar daha ortaya çıkmaktadır.

1983 KKTC Kurucu Meclis’inden beridir, yani 33 yılda kurulan 40 hükümet, Sosyal Sigortaların bitkisel hayatta kalmasını benimsemiştir.

Halkın Partisi olarak göreve geldiğimiz zaman, bu kadar yıldır eski siyaset anlayışına sahip olanların cesaret edip yapamadıklarını yaparak, eski hükümetlerin acı miraslarından sadece biri olan bu önemli sorunu kalıcı bir şekilde çözmek için aşağıdaki adımları atmakta kararlılık göstereceğiz:

  • Etkin denetim mekanizmaları oluşturarak yatırılmayan Sosyal Sigortalar primlerinin peşine düşeceğiz;
  • Devlet kurumlarının organize ve koordineli bir şekilde çalışmasını sağlayarak prim ödemelerinin denetimini etkin bir şekilde yapacağız;
  • Primlerini düzenli ve gerçek maaş üzerinden yapan işverenlere teşvik vererek bu yükümlülüğünden kaçmak isteyen işverenleri yükümlülüklerini yerine getirme konusunda cezbedeceğiz;
  • Sosyal Sigorta primlerini yatırmayan işverenler için etkili ve caydırıcı yasalar çıkaracak veya yürürlükteki yasalarda bulunan kuralları tamamen uygulayacağız;
  • Sosyal Sigortalara mali disiplin sağlamak için Sosyal Sigortalar Yasasında belirtildiği gibi Teknik Bilanço hazırlayacak ve gerekli yükümlülükleri yerine getireceğiz;
  • Sosyal Sigortalar Dairesinin bütçe disiplinine tehdit oluşturacak popülist politikaların hiçbirini uygulamayacağız;
  • Sosyal Sigortalar Dairesini bu bataktan çıkarmak için kapsamlı bir bütçe yapacağız;
  • Mevcut yasalarda düzenleme yaparak tek tip bordro ve yatırım modeli geliştirip işverene kolaylık, kamuya etkin denetim ve tahsilat olanağı sağlayacağız;
  • Prim oranlarının yüksek oluşunun kayıt dışı istihdama, prim ödemelerinin yapılmamasına veya asgari ücret üzerinden yapılmasına neden olabileceği için prim oranlarının indirilmesi yönünde gerekli düzenlemeleri yapacağız;
  • Kayıt dışı ekonomiyi kayıt altına alarak vergi gelirlerini artırmak suretiyle bu yüksek faiz giderlerinden kamuyu kurtaracağız;
  • Kayıt dışı istihdamı kayıt altına almak için etkin bir denetim mekanizması kurarak adil bir rekabet ortamı oluşturacağız;
  • Yıllardır hayata geçirilmeyen e-devlet sistemini tam anlamıyla uygulamaya geçirerek kayıt dışılığın minimuma indirilmesini ve dolayısıyla prim yatırımlarının artmasını sağlayacağız;
  • Sosyal Güvenlik Yasasında belirtildiği gibi, fon kaynaklarını “riskin azaltılması ilkesine göre piyasa koşullarında Fon lehine en yüksek getiriyi sağlayacak şekilde” değerlendireceğiz;
  • Eski hükümetlerden farklı olarak, prim borcu olan işverenlere “prim borcu yoktur” yazısı vermeyerek sistemi laçkalıktan kurtarırken, borcu olan işverenlerin borçlarını yapılandırarak borçlulara destek olacağız;
  • İşverenin devlete güvenini artırarak, yatırılacak primlerin devlet tarafından etkin bir şekilde, toplumsal fayda için kullanılacağını gösterecek ve yatırımların artırılmasını sağlayacağız.

 

Sorunlarımızın çözüm yolları bellidir. Kıbrıs Türk Halkının, bu sorunların sorumlusu olan eski siyaset anlayışına sahip mevcut hükümetten  herhangi bir beklentisi yoktur. Halkın Partisi göreve geldiğinde hiç çekinmeden ve kararlı şekilde yukarıdaki adımlarla başlamak üzere Sosyal Sigortalarda yaşanan sorunları çözme yoluna gidecektir. İnsanların gelecek güvencesi anlamına gelen ve sosyal devlet anlayışının hayata geçirilmesinde hayati öneme sahip olan Sosyal Sigortalarda bu tedbirleri ülkenin iyi yönetilmesi gailesi olan sözünün eri, güvenilir bir ekiple hayata geçirmek en önemli görevlerimizden birisi olacaktır.”