“Yeni normale alışıp kurallara uymaya devam edersek süreç başarılı sonuçlanır”

“Yeni normale alışıp kurallara uymaya devam edersek süreç başarılı sonuçlanır”

 

 

Halkın Partisi Genel Sekreteri ve Genetik Uzmanı Jale Refik Rogers, dünyayı sarsan Covid-19 salgınıyla beraber “yeni normal”e alışmak durumunda olduğumuzu söyledi. Hayatımızı Covid’den önce ve sonra diye ayırabileceğimizi belirten Rogers sözlerine şöyle devam etti: “Tüm dünya korona virüs pandemisiyle mücadele ediyor. Birçok bilinmeyeni olan, daha önce yaşanan salgınlardan çok daha etkili bir virüsle karşı karşıyayız. Çok sayıda ülkeyi, kıtaları etkiledi. Virüsü taşıyan kimilerinde hiç semptom göstermezken, kimilerinde çok ağır seyredip ölüme kadar gidebiliyor. Dünya yeni yeni nasıl mücadele edeceğini öğreniyor. Her gün farklı tedavi yöntemleriyle ilgili bilgiler alıyoruz, testlerle ilgili bilgiler alıyoruz. Tüm dünya olarak bu salgını yaşarken her yeni günde öğrenmeye de devam ediyoruz. Unutmamamız gerekir ki; sadece ülkemizde değil, birçok ülkede tekrar iş yerlerinin açılmasının konuşulduğu bu dönemde, belki bazı işyerleri açılacak ve ekonomik çarklar dönmeye başlayacak ama bunu yaparken yeni bir normalle yaşamaya başlayacağımızı göz ardı etmememiz gerekiyor. Elbette sağlık kadar ekonomik ve sosyal unsurlar da önemli ama bu noktayı gözden kaçırmamalıyız.”

 

“50 günlük başarı nedeniyle rehavete kapılmamalıyız”

 

Son 50 günde alışılan temel hijyen kurallarının iş hayatı yeniden başlayınca da devam ettirmemizin zorunlu olduğunun altını çizen Rogers, “yeni normal” kavramını açıkladı: “İş yerlerinde, başka kişilerle etkileşime girdiğimiz noktalarda mutlaka maske takmak, sosyal mesafeyi korumak ve hijyen kurallarına uymak zorundayız. Bunu yaparsak, geçirdiğimiz 50 gündeki başarıyla bu süreci tamamlayabiliriz. Bunu yaparken rehavete kapılmamak çok önemli.”

 

“İlk başladığımız noktaya dönmemek için kontrollü açılım yapmamız gerekiyor”

 

Farklı ülkelerin farklı şekillerde bu süreci atlattığını ifade eden Jale Refik Rogers, Covid-19’un çok ciddiye alınmadığında ağır sonuçlarının olabileceğinin altını çizdi: “İtalya hazırlıksız yakalandı ve ciddi ölüm oranları ve yaygın bir bulaşla bu süreci geçirdi. İngiltere İtalya’dan çok ders almadı, başta sürü bağışıklığını hedeflediklerini söyleseler de işin içinden çıkamayacağını görerek kapatmaya gitti. Diğer yandan İskandinav ülkelerinin çok daha başarılı bir süreç geçirdiğini görüyoruz. Bu biraz kültürle de alakalı. İskandinav insanı daha kurallara uyan, sosyal sorumluluk açısından oldukça duyarlı, sosyal devlet geleneğine bağlı, yüksek vergi veren ama devletine güvenen bir yapıdadır.

Biz de bu süreci erken önlemler alarak iyi yönettik diye düşünüyorum. Sağlık altyapımızın güçlü olmadığını hepimiz biliyoruz. Lefkoşa’daki devlet hastanesinin çok yakın zamanda bir yangın geçirmiş olması da tüm sağlıkçıların endişe duymasına neden olan bir durumdu. Dolayısıyla hükümet doğru bir karar alarak daha dikkatli gitmeyi seçti ve sayılarda bir artış olmadı. Bundan sonra sağlık altyapısını güçlendirerek, kontrollü bir biçimde açılım yapmamız gerekiyor ki ilk başladığımız noktaya geri dönmeyelim.”

 

 

“Hastalığa karşı bağışıklık kazanılması yeniden virüs bulaşmayacağı anlamına gelmiyor”

 

“Dünya Sağlık Örgütü, korona virüse bağışıklık kazanıldığını gösteren antikorların pozitif olmasının yeniden bu virüsün bulaşmayacağı anlamına gelmediğini, bu konuya dair net bir bilgi olmadığını söylüyor” bilgisini paylaşan Rogers, bu virüsü yendikten sonra tekrar bulaşmayacağına dair bir verinin olmadığını belirtti ve ekledi: “Toplum bağışıklığı bir noktada önemlidir ve güvenilir testlerle ölçülmelidir ama bağışıklık kazanıldı artık maskeleri çıkarıp sokakta özgürce dolaşabiliriz noktasına gelmeyeceğiz.  Bu hastalıkla ilgili şimdiye kadar elde edilen veriler hastalığın yeniden geçirilmeyeceğini göstermiyor. Bu hastalıktan toplum olarak hızlıca kurtulmak için bir yöntem maalesef yok.  Halk arasında bağışıklığımızı ölçelim diye bir talep var ama bu, en azından şimdilik, bilimsel bir gösterge değildir. Zaten toplum bağışıklığımız şu anda büyük ölçüde yoktur. Çünkü bulaş durumuna izin verilmedi, her yeri kapattık. Doğru olanın yapıldığını düşünüyorum çünkü böyle bir salgınla mücadele etmeye hazır bir sağlık sistemine sahip değildik. Sağlık sistemi güçlü olan ülkeler bile bu salgını kaldıramadı.”

 

“Doğru kişilere doğru testlerin yapılması önemlidir”

 

“Test konusu çok önemli” diyen Jale Refik Rogers, iki farklı tür olduğunu anlattı. PCR testlerinin bir kişinin aktif olarak hasta olup olmadığını tespit edebildiğini, rapid testlerin ise kişinin hastalığı geçirdiğinde ürettiği antikorları tespit ettiğini belirten Rogers, Covid-19 virüsünü alan bir kişinin önce kuluçka döneminden geçtiğini, sonrasında semptom gösterdiğini aktardı. Vücudun bağışıklık sistemi devreye girdikten sonra antikorların üretiminin başladığını ifade eden Rogers, o nedenle hastalığın başında olan kişilerin hızlı testlerle belirlenemediğini belirtti:

“Hızlı testlerle hastalığın ilk evresindeki kişileri kaçırabiliyoruz. Yeniden açılmanın başlayacağı bu süreçte bu nokta önemli olacak.  Hızlı test sonucu negatif olan kişilerin rehavete kapılmaması ve kişisel önlemleri elden bırakmaması gerekmektedir. Doğru kişilere doğru zamanda doğru testleri yapmak önemlidir. Yeniden açılımın başlayacağı bu süreçte hastalık belirtisi gösteren kişilerin sağlık merkezlerine başvurması, bu kişilere PCR testi yapılması ve izole edilmesi önemli olacaktır. O kişilerin temas ettiği kişilerin hızlıca belirlenmesi ve test yapılması, karantinaya alınması gerekir. Bu konularda Sağlık Bakanlığı’nın şimdiye dek başarıyla ilerlediğini görebiliyoruz. Yayılmanın çok olmaması buna da bağlıdır, bundan sonraki dönemde de bu önemli olacaktır. Hızlı antikor testlerine baktığımızda, bu süreçte çabucak piyasaya sürülmüş birçok hızlı antikor testi var ve bunların hepsinin güvenilir olduğunu söylemek mümkün değil. Dolayısıyla ülkemizde yapılan hızlı test sonuçlarının da dikkatle değerlendirilmesi gerekir.  Yakın zamanda uluslararası kabul görmüş firmaların piyasaya sürmesi beklenen güvenilirliği yüksek, eliza yöntemi ile çalışan antikor testleri var ve Sağlık Bakanı Sayın Ali Pilli bu testlerin satın alınması için girişimde bulunulduğunu söyledi, bu ileride toplum bağışıklığını ölçmek için önemli olacak.”